İSTAHED LOGO

Menü

Ara

image

AVUKATIMIZDAN DAMGA VERGİSİ DEĞERLENDİRMESİ

image
07 Ağustos 2012
3659

 

   DAMGA VERGİSİ SORUNU VE YASAL SÜREÇ

 

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun I inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu belirtilmiştir.

Bu kanundaki kağıtlar terimi;  yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri içermektedir.

Kanunun 3. Maddesinde de  damga vergisinin mükellefinin kâğıtları imza edenler olduğu, resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kâğıtların damga vergisinin kişiler tarafından ödeneceği düzenlenmiştir.

Yasanın bu maddesine göre, Aile Hekimleri'nin yaptıkları sözleşmeler çerçevesinde mükellef olarak damga vergisi yükümlülüğü doğmakta ve bu yükümlülük hakedişlerden (maaş, ücret) peşin olarak kesilmektedir.

Ancak bu hüküm Aile Hekimleri açısından artık geçersizdir. Zira 25.02.2011 tarih

ve 27857 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı "Bazı

Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık

Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde

Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 83. maddesi ile 488 sayılı Damga

Vergisi Kanunu'nun Ek-2 sayılı tablosunda değişiklik yapılmıştır.

Kanunun 2 numaralı tablosunda Damga vergisinden muaf olan belgeler

belirtilmektedir. 6111 sayılı yasanın 83. Maddesindeki değişiklik ile istisna sayılan

belgeler arasına Kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı ile döner

sermaye işletmelerinin kadrolarında ve sözleşmeli personel pozisyonlarında

istihdam edilen sözleşmeli personel ile yapılan hizmet sözleşmeleri." de

eklenmiştir.

Kısacası  sözleşmeli personel pozisyonunda istihdam edilenlerin hizmet sözleşmeleri DAMGA VERGİSİNDEN MUAFTIR

Bu yasal değişiklik ve açıklığa rağmen Aile Hekimlerinin Kurumla yaptıkları sözleşmelere istinaden Hakedişlerden Damga vergisi kesintisine devam edildiği görülmektedir. Zira idare bu değişikliğin Aile Hekimleri ve buradaki diğer personeli kapsamadığı görüşündedir.

Bu uygulamanın hukuka aykırı olduğunu düşünmekteyiz. Bu şekildeki bir uygulamaya maruz kalan hekimlerin yasal yollara başvurması gerekmektedir.

Yasal süreç su şekildedir. Damga vergisi kesintisinden haberdar olan hekim için iki yöntem vardır. Öncelikle bu kesintiden haberdar olduğu günün( maaşının ödendiği gün ya da bu husustaki herhangi bir tebligatın yapıldığı gün  )ertesi gününden başlamak üzere otuz günlük süre içerisinde  maaş kesintisi yapan kuruma itiraz dilekçesi ile başvurarak kesintinin kaldırılmasını isteyebilir. İdari kurum bu dilekçeye altmış  gün içinde cevap vermek zorundadır. İdare ret cevabı verirse bu cevabın hekime tebliğinden itibaren  otuz gün içinde kurumun bağlı bulunduğu bölgedeki Vergi Mahkemesine başvurarak kararın iptali isteyen bir dava açılmalıdır.

Peki İdare altmış  gün içerisinde cevap vermezse ne olacaktır. İlgili yasa hükmüne göre İdare tarafından altmış  gün içerisinde cevaplanmayan talepler reddedilmiş sayılır. (İYUK md 10)

Bu durumda altmışbirinci günden itibaren otuz günlük süre içerisinde Vergi Mahkemesine başvurmak gerekecektir. Aksi halde kişilerin kendilerinden kesilen damga vergisine karşı "şikayet" yolundan başka başvurabilecekleri yol kalmayacaktır. ŞİKAYET ise vergi hesaplamalarındaki yanlışlıkların düzeltilmesi için başvurulan bir yöntem olup sorunun çözümünde doğrudan etkili değildir.

Hekimler İdari kuruma itiraz etmeden kesintinin yapıldığı tarihten itibaren otuz günlük süre içerisinde doğrudan Vergi Mahkemesinde dava açmakta muhtardırlar.  

 

Av. HATİCE GÜLÜMSER UĞURLU

İSTAHED AVUKATI

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
















 

Benzer Haberler