İSTAHED LOGO

Menü

Ara

Defin Ruhsatı ne zaman Hekimin görevi olmalı ?

image
yazar Mustafa TAMUR
28 Ekim 2016
Köşe Yazıları

Okunma Sayısı

598

Defin Ruhsatı ne zaman Hekimin görevi olmalı ?

 

Defin diğer adı ile gömme izni bir sağlık hizmeti değildir.
Hele hele bir koruyucu sağlık hizmeti hiç değildir. Bu bir yana asıl önemli olan şey aslında bu iznin bırakın AİLE HEKİMLERİ ni genel olarak HEKİMLER ce verilmesi bile doğru mudur tartışmak gerekli.

 Bir kısmınız bilir eskiden ölüm gerçekleştiğinde evraktaki ölüm sebebi kısmına genel olarak "kardio vasküler arrest " yazardık. Sonra bakanlık bunu değiştirdi ve bize "KESİN ÖLÜM NEDENİ" ni yazın dedi. İşte o andan itibaren aslında ADLİ OTOPSİ yapılmadan işleme alınan , ÖBS deki tüm ölüm sebepleri bir yalandan bir mause işleminden ibaret olmadı mı? Bizler hekimiz ,ya doğruyu yazarız ya da kanaatimizi yazarız,60 yaşında vefat etmiş ,loş ışıkta kıyafetlerini bile çıkarmadan bir yas ortamının ortasında ,cenaze sahiplerinin önünde güvenliksiz bir yerde hele ki gün batımından sonra yani güneş ışığı olmadan,üç boşluğu açmadan ,örnek almadan nasıl bir kişinin "KESİN ÖLÜM SEBEBİ" ni yazabiliriz ki? Tabi ki hastane dosyalarına bakıp bariz de bir görüntü yoksa açıkçası ancak "UYDURARAK" yazarız.

 Peki ne olmalı ,bu cenazeler nasıl gömülmeli ,hepsini adli vaka olarak mı görmeliyiz? Tabi ki hayır, işte burada ben diyorum ki ,gömme izni bizim işimiz değildir hekimlerin işi değildir ve ne zaman ki bu iş bir hekime havale edildi ise o zaman ölüm adli bir ölümdür ve kesin ölüm sebebi net olarak bulunmalıdır. Peki bu aşamaya gelmeden ne yapılmalı..

 Orada soracağımız soru basit,dağda bayırda mezrada yani hekimin olmadığı yerde ölenlerin cenazesi ,şehirde hekimin olduğu yerde ölenlereden daha mı önemsiz ki onların cenazesine muhtar jandarma ya da benzeri bir idari kadro gömme izni verebilirken şehirdekine hekim istiyorlar.


 Çözüm basit, bu işi hekimlerin elinden alacaksın arkadaş. Kolluğa mı verirsin jandarmaya mı muhtara mı kime verirsen ver,onlar gitsin baksın şüpheli ortam varsa, konu komşu bi şey diyorsa, açıkça yara bere varsa, geçse vs (üç günlük eğitimle öğretilebilecek bariz gözle görünür şüpheli ölüm imajı oluşmuş ise) adli tabip e yollasın, savcıya yollasın ama bana yollamasın. Zira ben onlardan üç tık değil sadece bir tık fazlasına bakıyorum ,cilt rengine gözüne ağzına bir de açık yara morluk ası izi vs sine, başka neye bakıyorum ki. Ağızdan makata muayene etsek dahi , üç boşluğu açmadan ,örnek almadan kesin ölüm sebebini bulamayız,bu da bizim işimiz değil...

Aksine ölüm nedenini bulduysak o ölüm ekseriyetle zaten adli değil miydi? Silah yaralanması ,düşme darp değil miydi? Yani demem o ki ben olur da bana bu nöbet yazılır ve cenazeye çağrılırsam , darp riskini de göze alıp cenazeyi adli tıp a sevk ederim. Savcı istiyorsa otopsi yaptırmadan da gömme iznini verebilir beni ilgilendirmez. Ama bu sorunun çözümü buradadır: Bu iş hekimin işi değildir. Hekimin işi cenaze adli olduğunda başlar ki o iş de aile hekiminin değil da adli hekimindir. Bunu bakanlıklara anlatmamız gerekir. Öyle parasıyla olur, ertesi gün izniyle olur filan değil. Evde bakım için zorunlulukları olmadığı halde tonlarca para ve mesai harcayan Belediyeler bir zahmet cenaze işi için de para harcasın ve kendi defin ekiplerini kuruversinler. Şimdi yine "Bu ayle hekimleri de her şeye hayır diyor" dediklerini duyar gibiyim ama başka da diyecek söz bulamıyoruz yapılanlar karşısında.

Diğer Yazılar