İSTAHED LOGO

Menü

Ara

Evde Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği Üzerine Bir Değerlendirme

image
yazar Lütfi TİYEKLİ
01 Mart 2015
Köşe Yazıları

Okunma Sayısı

2056

Sağlık Bakanlığı tarafından son zamanlarda yayınlanan "Garip içeriklere sahip" mevzuatlara yeni bir tanesi eklendi: Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları tarafından evde sağlık hizmetlerinin sunulmasına dair yönetmelik.

Sağlık Bakanlığı, Toplum Sağlığı Merkezleri Yönetmeliğinden sonra çıkardığı bu yeni mevzuat ile de birinci basamak sağlık hizmetlerinde kaosu artıracak bir düzenleme yapmaya çalışıyor.

Aile Hekimliğini sistemin açıklarının kapatan angarya merkezleri haline getirme taraftarı lobi, bu kez de evde sağlık hizmetlerini içinden çıkılmaz hale getirmeye çalışıyor.

Şimdi sizlere bu Yönetmeliğin hukuka, mantığa aykırı yanları hakkında bazı bilgiler vermek istiyorum.

1) İdare hukukunun temel prensiplerinden biridir: yönetmelikler kanuna aykırı hükümler içeremez. Yönetmelikler dayanak aldıkları kanunların hükümleri hakkında açıklayıcı ve düzenleyici bilgiler içerir.

Bu yönetmelik aile hekimliği sistemi ile ilgili düzenlemeler yaparken, aile hekimlerine yeni görev tanımları yaparken kendisine dayanak olarak 5258 sayılı kanunu bile dayanak göster(e)memektedir. 5258 sayılı kanunun dayanak olarak geçmemesinde sebep Yönetmelik hükümleri ilke kanun çelişmesi için olabilir mi?

2) Yönetmeliğin neyi hedeflediği ,adından ve amacını açıklayan 1. Maddesinden anlaşılacağı üzere açıktır :"...bağlı kuruluşları tarafından sunulacak olan evde sağlık hizmetlerinin teşekkül ettirilmesi, sevk ve idaresi ile ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonun sağlanmasına dair usul ve esasları belirlemek....." tir.

Tabi burada kafa karışıklığına son vermek için "Bağlı kuruluşlar" tanımına bakmak lazım.

Bu tanımın önemi şundan gelmektedir: acaba Aile Hekimliği Birimleri veya Aile Sağlığı Merkezleri bu yönetmelikte geçen bağlı kuruluşlardan mıdır?

Sağlık bakanlığı teşkilatı ile aile hekimliği çalışanları farklı statülere tabidir.

Bu da zaten 663 sayılı KHK madde 35/5 açıklanmaktadır :" Bağlı kuruluşların personeli 657 sayılı Kanuna tâbidir".

Oysa 5258 sayılı kanun :"... 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın, sözleşmeli olarak çalıştırmaya..." demektedir.

Başka hiçbir dolambaçlı yola girmeye gerek yoktur. Bu açıklamalardan, tanımlardan bu Yönetmelikte kastedilen bağlı kuruluşlar arasında aile hekimliği birimlerinin olmadığı kesindir.

3) Yeni çıkan yönetmelikte tanım yapılırken çaktırmadan aile hekimlerine ekstra görev verilmeye çalışılmaktadır:" MADDE 5 – (1) Evde sağlık hizmetleri, Bakanlık ve bağlı kuruluşları bünyesindeki eğitim ve araştırma hastaneleri, genel hastaneler veya dal hastaneleri, ADSM'ler ve TSM'ler bünyesinde kurulan birimler ve AHB'ler vasıtası ile sunulur.".

Burada hemen 5258 sayılı kanuna bakmak lazım. Kanunda "...Aile hekimi; kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın her kişiye kapsamlı ve devamlı olarak belli bir mekânda vermekle yükümlü, gerektiği ölçüde gezici sağlık hizmeti veren...."

Burada aile hekimleri için aile sağlığı merkezinde ve gezici sağlık hizmeti tanımı yapılmaktadır.

Aile Hekimliği uygulama yönetmeliğinde ise " madde 4/ğ ... evde sağlık hizmetlerinin koordinasyonunu sağlamak..."

Aile hekimliğinin öz mevzuatında koordinasyon görevi verilirken bu yönetmelikte evde sağlık hizmetinin bizzat uygulayıcısı haline getirilmeye çalışılmaktadır.

4) Yeni çıkan yönetmelikte amaçlarında olmamasına, yönetmelik yetkisinde olmadığı halde aile hekimliği birimleri için görev tanımları yapılmaktadır: ".... Birimler tarafından evde sağlık hizmet sunumu tamamlanan ve koordinasyon merkezi tarafından kendisine bildirim yapılan kayıtlı kişiyi, bildirimi takip eden beş iş günü içerisinde evinde ziyaret eder...."

Bu ziyaret zorunluluğu hangi kanuni yetkiye göre verilmektedir? Acaba bu maddeyi yazan bürokrat hiç aile hekimliği yapmış mıdır? Tek çalışan aile hekimi nedir? Biliyor mudur? Evde ziyaret için ayırılan vakitte nasıl hizmet sunulacaktır?

5) Madde 5/3 tam trajikomik: "... Evde sağlık hizmet birimi kurulmayan ilçelerle belde ve köylerdeki evde sağlık hastalarına, koordinasyon merkezinin yönlendirmesiyle 25/1/2013 tarihli ve 28539 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği ve aile hekimliği uygulamaları ile ilgili diğer mevzuat gereği evde sağlık hizmetini sunar. .."

Tam fiyasko bir madde. Topu taca atmak amacı ile yazılmış, küçük yerlerdeki aile hekimlerine baskı kurmak amacı ile kurgulanmış.

Her şeyin tanımı yapılmaya çalışılırken burası boş bırakılmış. Nedeni olmayan mevzuata atıf yapılması olabilir mi?

Aile hekimliği uygulama yönetmeliğinde zaten açıkça yazılmış : koordinasyon yapmak. Bunun dışında tanım var da gizli mi tutuluyor....?

Aile hekimliği uygulamaları ile ilgili diğer mevzuat nedir? Yoksa illerde yapılan garip uygulamalar artık mevzuat olarak mı kabul ediliyor?

Sahada oluşabilecek kargaşalardan, mobbing uygulamalarından, aile hekimliğinden kaçışın artmasından bu tür maddeleri hazırlayanlar sorumlu tutulmalıdır.

6) Yeni yönetmelikte MADDE 12 /6 de yine yetki aşımı yapılarak aile hekimlerinin ödeme usul ve esasları konusunda düzenleme yapılamaya çalışılmaktadır: "...Aile hekimi, kendisine kayıtlı olan evde sağlık hastasına (zor ulaşım koşulları, güvenlik ihtiyacı gibi özel durumlar haricinde) kendi imkânları ile ulaşır..."

Kanun açık : "...aile hekimi belirli bir mekanda hizmet verir veya gezici hizmet sunar.". Kamu bu ikisi içinde masrafları karşılar. Belirli bir mekan için cari gider yardımı yapar. Vatandaşın kullanımında olan aile sağlığı merkezinin giderleri buradan karşılanır. Gezici hizmet için de yol masrafları için de ayrıca ödeme yapar.

Bu madde ile bu yönetmelik yetkisinde olmadığı halde aile hekimliği ile ilgili maddi konularda düzenleme yapmaktadır.

Bu yönetmelikte geçen herkes (aile hekimleri hariç) kamunun imkanları, araçları ile hizmet sunarken aile hekimlerinden üstüne para harcayarak hizmet vermesi istenmektedir.

Bu maddeyi yazanlara tekrar şunu sormak lazım: gerçekten hiç aile sağlığı merkezi gördünüz mü?

Kendi imkanlar ile ne demektir. Neden bu yönetmelikte bunun tanımını yapamıyorsunuz?

Hangi mevzuatta "kendi imkanlarının" tanımı yapılmıştır? Siz aile hekimliği emrinde arabaları olan yerler mi zannediyorsunuz?

Aile hekimliği zorunlu donanımı arasında "araç" mı var zannediyorsunuz?

Siz kamu hizmeti verirken kendi araçlarınızı mı kullanıyorsunuz?

Bir aile hekimi sizin zorunlu kılmaya çalıştığınız hizmet sırasında kaza geçirirse ne yapacaksınız? "Bize ne! Kaza yapmasaydı!" mı diyeceksiniz? Bu yönetmeliğin gerçek anlamında kapsamında olan 657 yasaya tabi arkadaşlarımız bir kaza anında görevi başında sayılacaktır. Oysa ki aile hekimleri sayılmayacaktır.

Gezici hizmet yolunda geçirilen kazalar da bile Sağlık Bakanlığının kılını kıpırdartmadığını örnekleri ile aile hekimleri çok iyi bilmektedir.

Bu maddenin de aile hekimliği birimine hiç uğramamış biri tarafından yazıldığı o kadar aşikar ki...

Bu masa başı yönetmeliği, Bakanlığın başını çok ağrıtacaktır. Zaten mahkemeye verileceği ve sonunda önceki benzerleri gibi çoğu hükmünün iptal edileceği aşikardır. Belki de amaç budur: süre kazanmak.

Peki bu zaman kazanma süresinde yaşanan muhtemel olumsuzluklardan kim sorumlu olacaktır?

Bir çok aile hekimliği bu yönetmelik yüzünden boşalacaktır. İllerde Bir çok dava açılacaktır. Aile Hekimleri tüm örgütleri ile organize bir şekilde bu hukuksuz mevzuat ile- diğerleri ile olduğu gibi- mücadele edecektir.

Son çıkarılan mevzuatlar ile nihai amaç artık kesinleşmiştir : aile hekimliğini bitirilecektir.

Bahane de hazır olacaktır: işler yürümüyor! Aile hekimleri organize mücadele ediyor. Mevzuatlar yargıdan dönüyor. Vb.

Keşke bu kadar dolambaçlı yol kullanılmasa. Aile hekimliğinin fiili olarak bitirileceği tarih açıklansa. Herkes de ona göre yol haritasını çizse.

Diğer Yazılar