AİLE HEKİMLERİNE NÖBET

Hekimin 40 saat çalışması, daha
fazla çalışırsa asıl görev yerinde performansının düşeceği düşüncesiyle
çıkarılmıştı tam gün yasası. En azından ben böyle yorumlayıp, kısmen mantıklı
bulmuştum. Hekim bir yerde çalışmalı ve burada tatmin edici bir ücret almalı
diye düşünmüşümdür her zaman.

Aile hekimliğine ilk başladığımızda,
en fazla çalışma süresi 40 saat ve bu süre dahilinde sürekli poliklinik
hizmetinde bulunmamız gerektiği, çalışma planlarımızı oluştururken bize
söylenen olumsuz bir diretmeydi. Makine gibi çalışamaz hekim, sürekli dert
dinleyen, çözüm üretmeye çalışan bir beyin, performansını tam anlamıyla
gösterebilmesi için, insanla uğraşan insanüstü olmayan bizler günün ve haftanın
sonunda halen hastaya gülümseyebilmek için makul sürelerde çalışmak istedik.

Esnek mesai denilen uygulama neyse
ki isteğe bağlı serbest bırakıldı ama dahasını kazanmak istiyorsanız
esneyeceksiniz denildi. Esneyen esnedi yapabildiği kadar.

Bugün öğrendik ki, aile hekimliği kanununda yapılan değişiklik
ile artık aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına ihtiyaç sebebiyle
haftalık çalışma süresinin ve mesai saatleri dışında nöbet görevi
verilebilecekmiş
. Ne gönüllülük var ne tercih..

Peki şimdiden sonra ne olacak merak
ediyorum. Esnek mesaide çalışanlara nöbet ne koşullarda verilecek? Hekim tek
işe konsantre olmalıdır diyenler, devlet hastanelerinde hekim kalmadı diye mi,
üniversitelerde hocalar hasta bakmıyor diye mi, asistan gelmeyen bölümlerin
nöbetlerini uzmanlar tutuyor diye mi başlatıyor bu uygulamayı.

Senelerce pratisyen hekimlere
yardımcı hekim gözü ile bakanlara karşı, bakanımız, aile hekimliği
uygulamasının bize statü kazandıracağını söylediğinde, artık aile hekimi
olanların yürüyüşü bile değişti dediğinde, hayal bile edemeyecekleri parayı
veriyoruz dediğinde gücendik ama hekimliğimizi yapmaya devam ettik.

Daha ne kadar sistemin olumsuzluklarını
bizim üzerimizden süpüreceksiniz! Ne zamana kadar çatlakları doldurmak için
pratisyenlerden faydalanacaksınız! Ne zaman elimi atsam hastalarıma daha bir
özenle bakmak için, üstün bir şeyler yapmak, incelemek, hizmetimi iyileştirmek,
bakılmayanıgörmek istesem, üzerine bir ek görevlendirme geliyor.

Pratisyen hekimlik halkın gözünde
burun kıvrılan, eğitimi yetersiz görülen, uzman olamamış hekimler topluluğu
olarak değerlendirilen bir konumda iken, eğitim programları bir an evvel
hazırlanıp dolu dolu eğitimlerle bizi yormak varken neden nöbetlerle bizi
boğmaya kalkıyorsunuz?

Bile isteye seçtim birinci basamağı,
gönüllü geçtim aile hekimliğine çaresizlikten değil. Çünkü umutluydum sistemin
hem hastayı hem hekimi korumaya yönelik değişiminden, koruyucu hekimliği aşı
uygulamaktan öteye geçireceğinden, elektronik sağlık kayıtlarının hastayı
koruyacağından, hekime saygının artacağından, mesleki tatmine bu yolla
ulaşacağımdan. Umudum kırıldı,mahsunlaştım birkez daha. Fakat ben hekimim ve
hekim vicdanıyla çalışır, parayla değil. İşte bu yüzden sistemi yapılandıran
hekim büyüklerimi vicdanlarıyla çalışmaya davet ediyorum.

 

Esra ÜÇÜNCÜOĞLU

PAYLAŞ