ÇOCUKLUK ÇAĞINDA UYGULANAN ÖZEL AŞILARIN YÖNETİMİ

Aşılama sayesinde her yıl milyonlarca çocuk aşıyla önlenebilecek birçok hastalığa artık yakalanmamaktadır ancak yüksek oranda aşı başarısına rağmen yine de bazı hastalıklar (boğmaca gibi) görülmeye devam etmektedir.

Sağlık Bakanlığı rutin aşı programında 13 ayrı hastalığın aşısı yer almaktadır. Bu aşılar sayesinde birçok hastalıktan korunmak mümkün olabilmektedir. Sağlık Bakanlığı’nın zorunlu aşı listesinde bulunmayan ama yaptırılması tavsiye edilen aşılar da vardır.

Influenza  (Grip) aşısı

6 aydan büyük çocuklara virüs  antijenik yapısını sürekli değiştirdiği için her yıl aşı önerilmektedir. Türkiye’de mevcut olan quadrivalan inaktif grip aşısı 6 ay-17 yaşları arasındaki çocuklara 0,5ml’lik bir doz olarak uygulanır. 9 yaşından küçük çocuklarda daha önce grip aşısı uygulanmamışsa en az 4 haftalık bir aradan sonra 0,5 mL’lik ikinci bir doz aşı daha yapılmalıdır. ABD dahil diğer ülkelerde canlı influenza aşıları olsa da ülkemizde onay almadığı için canlı influenza aşısı bulunmamaktadır. Ülkemizde 3 veya 4 valanlı inaktif  A ve B suşlarını  içeren influenza aşıları bulunmaktadır. İnfluenza aşısı her yıl Ekim ayında (en geç bir sonraki yılın Mart ayına kadar ) tek doz intramüsküler olarak uygulanabilmektedir. Inaktif Influenza aşısı özellikle risk grubunda yer alan  6 ay 4 yaş arası bebek ve çocuklara, immün suprese hastalara önerilmektedir. Aşı içerisindeki herhangi bir bileşene karşı allerjisi olanlarda, yumurta (ovalbumin, tavuk proteinleri), neomisin, formaldehit veya oktaksinol-9 gibi çok küçük miktarlarda bulunabilecek herhangi bir bileşene allerjisi olanlarda, yüksek veya orta derecede ateşle seyreden ya da akut bir hastalık varsa, iyileşene kadar aşının uygulanması önerilmemektedir.

Inaktif influenza aşısı 2 günden kısa süren ağrıya sebep olabilir. İlk defa inaktif influenza aşısı olan çocuklarda nadiren ateş, kas ağrısı ve halsizlik görülebilir.

Rotavirüs aşısı

Infantil dönemde ve çocukluk döneminde görülen ishallerin en sık sebebi; rotavirüstür. Gelişmekte olan ülkelerde 5 yaş altı ölümlerin en sık sebeplerinden biridir. 2006 yılında pentavalan oral aşı, 2008 yılında monovalan oral aşı Türkiye’de  kullanıma girmiştir. Monovalan aşı 2 doz,  pentavalan aşı 3 doz olarak ağızdan uygulanmaktadır. Aşının ilk dozu  en erken 6 haftalık en geç 15.hafta tamamlanmadan önce  yapılmalıdır. Son doz 32 haftadan sonra önerilmez. Aşılar rotavirüse bağlı ishal sebebiyle hastaneye yatışı % 85-100 ve enfeksiyon şiddetini % 74-87 oranında azaltmaktadır. Aşı 2 ay arayla uygulanır.

Aşının en sık yan etkileri; ateş, huzursuzluk, ishal, kusma olup intussepsiyon çok nadirdir.

Meningokok aşıları

Meningokok hastalıkları klinik olarak hızlı ve agresif seyretmektedir. Dünya genelinde meningokoktan ortalama  135.000 kişi her yıl  hayatını kaybetmektedir. 2009 yılında Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre; 154 kişinin  meningokok hastalığından öldüğü bildirilmiştir. Meningokok enfeksiyonu damlacık yoluyla bulaşmakta ve geç kış ile ilkbahar aylarında sıklığı artmaktadır. Meningokok enfeksiyonuna neden olan N.menengitidis  gram-negatif bir diplokok olup, en önemli virülans faktörü olan polisakkarit kapsüllerinin immünolojik reaktivitilerine göre 13 subgruba ayrılmaktadır. Bunlar arasında en sık hastalık yapanlar; A,B,C,Y,X ve W-135’tir. Meningokok B serotipine karşı geliştirilmiş 2 türlü monovalan aşı bulunmaktadır. Bunlardan MenB-4C Kasım 2018’den itibaren Türkiye’de piyasaya çıkmıştır. MenB-4C; 2-5 ay arasındaki bebeklerde ; aralarında en az 2 ay olmak üzere 2.,4.,6.ayda, 12-23 ay arasında 1 booster doz olmak üzere toplam  (3+1) doz, 6-11 ay arasında olanlara en az 2 ay arayla 2 doz ve 12-23 ay arasında olmak üzere 1 booster dozu (2+1) ,12-23 ay arasında olanlara en az 2 ay arayla 2 doz, son dozdan 12-23 ay sonra 1 booster dozu (2+1),  2-11 yaş arasında en az 2 ay arayla 2 doz, 11 yaşından sonra en az 1 ay arayla 2 doz olarak uygulanır.

Konjuge Meningokok aşıları en sık A,C,W-135,Y etkenlerine karşı etkilidir. Men ACWY-DT uygulanan bazı vakalarda (Ekim 2005 ve 2006 yılı arasında toplam 20 kişi ) Guillain Barre Sendromu (GBS) gelişmiş olup meningokokal hastalık riskinin aşı ile ilişkilendirilecek GBS’ye göre çok daha fazla olması nedeniyle özellikle ergenlerde aşının devamına karar verilmiştir. Men ACWY-DT 9 ay-55 yaş aralığında kullanılabilmektedir. MenACWY-DT aşısı  9-23 aylık çocuklara 2 doz, 2-55 yaş arası çocuklarda tek doz şeklinde uygulanmaktadır. MenSCWY-TT 6.haftadan itibaren uygulanabilir. 6-12 haftalık bebeklerde  3 (2+1) ,12 ay ve üzerindekilerde tek doz şeklinde uygulanır. Men ACWY-CRM ; 2-6 ay arasında (3+1), 7-23 ay arasında (1+1), 2 yaş üzerinde tek doz olarak uygulanır. Konjuge meningokok aşılar diğer aşılarla birlikte uygulanabilir.

Konjuge meningokok aşılarında nadiren geçici baş ağrısı, ağrı  ve kızarıklık ve duyarlılık, ağlama krizi, yorgunluk, iştahsızlık, ishal, bulantı ve kusma, döküntü, titreme görülebilir.

Ciddi anaflaksi ve aşı içeriğindeki herhangi bir bileşene karşı ortaya çıkan allerji kesin kontrendikasyonlardır.

Human Papilloma Virüs (HPV) aşısı

Dünyada en sık görülen enfeksiyonlardan birine neden olan HPV enfeksiyonu zarfsız, çift sarmal DNA’ya sahip bir virüstür. Seksüel, horizontal ve vertikal yollarla bulaşmaktadır. Kadınlarda yılda HPV’ye bağlı ortalama 527.100 vaka görülmektedir ve bunların %90’ı servikal kanserlerdir. Kadınlarda HPV’ye bağlı ; serviks, anüs, vajina, vulva, orofarenks kanserleri görülürken erkeklerde ; anüs, penis, orofarenks, oral kavite ve larenks kanserleri görülmektedir. En sık HPV 6,11,16,18,31,33,45,52 ve 58 suşları kansere sebep olmaktadır. Bunlara karşı geliştirilen HPV aşıları virüs benzeri partikül içerir, DNA içermez, enfeksiyon oluşturmaz, onkojenik değildir ve güçlü bir immünojendir. Türkiye’de 2 çeşit HPV aşısı onay almıştır. Bivalen HPV aşısı 16 ve 18 suşlarına etkilidir. Quadrivalen HPV aşısı 6,11,16,18 suşlarına etkilidir. Henüz onay almayan nona-valent HPV aşısı (9V) ise ; 6,11,16,18,31,33,45,52,58 suşlarına etkilidir ancak Türkiye’de henüz onay almamıştır.

Quadrivalen (4 valanlı) HPV aşılarının en sık yan etkileri; enjeksiyon yerinde ağrı, ödem, kaşıntıdır (1-5 gün içinde görülebilir). Aşı sonrası 1-15 gün içinde baş ağrısı, ateş, bulantı ve baş dönmesi gibi yan etkiler görülebilir.

Bivalen aşı 9-14 yaş arasında 2 doz (2.doz ilk aşılamadan 5-13 ay sonrasında yapılmalıdır) uygulanır. 15 yaş üstünde 3 doz (0, 1, 6 aylarda) şeklinde uygulanır. 4 valanlı aşı 9-13 yaş arasına 2 doz (0,6 aylar), 14 yaş ve sonrasındakilere 3 doz (0, 2, 6 ay) şeklinde uygulanır.

Aşılar bebeklerde ve çocuklarda hem kalıcı sekelleri hem de ölümleri önleyebilmektedir. Toplumlarda aşılı çocuk, bebek veya yetişkin birey sayısı arttıkça aşılanmamış bireylerin hastalık etkeniyle temas olasılığı azalır ve o hastalığın görülme sıklığı da büyük oranda azalır. Aşılanmamış ergenler ve yetişkinler hastalık etkeniyle temas ettiğinde bu etkeni küçük çocuklara ve bebeklere de bulaştırmakta neticede bebek ve çocuk ölümlerine sebep olabilmektedir.

Ülkemizde uygulanan Genişletilmiş Bağışıklama Programı sayesinde birçok etkene karşı bebek ve çocuklar ücretsiz olarak aşılanabilmiş bu sayede 2002 senesinde Türkiye çocuk felcinden arındırılan ülkeler kervanına katılabilmiştir ancak son 8 yıldır gittikçe artan ‘aşı karşıtlığı’ hareketi yüzünden her yıl aşılanan bebek, çocuk sayısı aşı karşıtı ebeveyn ve yetişkinler sebebiyle azalmaktadır. Bu ve bunun gibi nedenlerle aşıyla önlenebilen hastalıklardan örneğin Kızamık vaka sayılarında son yıllarda artış gözlenmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü aşı karşıtlığının yaygınlaşması üzerine 2012 yılında ‘Aşı Tereddütleri Grubu’ kurmuş ve bu alanda yoğun olarak çalışmaya başlamıştır. Aşı karşıtlarının sayısının son yıllarda giderek artması üzerine Dünya Sağlık Örgütü 2019’da çözüme kavuşturmayı planladığı 10 küresel sağlık sorunu listesinin  en başına ‘aşı karşıtlığı’nı eklemiştir. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı son yıllarda aşı karşıtlığının artması üzerine ‘asi.saglik.gov.tr’ isimli bir site kurmuş ve bu siteyle doğru ve sağlıklı bilgiler paylaşmayı ve aşı konusunda toplumsal farkındalığı arttırmayı hedeflemiştir.

Aşı karşıtlığı hakkında yapılan çalışmalar, hekim ve sağlık çalışanının aşı uygulanacak bireylerle ve ebeveynlerle doğru ve sağlıklı ilişki kurmasının ve güven vermesinin aşı konusundaki tereddütleri gidermede en etkin yollardan biri olduğunu göstermektedir. Aşılar ve etkileri konusunda doğru bilgilendirmenin ve bilinçlendirmenin sağlanması için sosyal medyanın ve kitle iletişim araçlarının kullanılması farkındalığı ve bilinci kesinlikle daha da arttıracaktır.

Kaynaklar

1-Karahan Saper S.H, (2019) Aile Hekimliğinde Güncel Yaklaşımlar, (Ed) Ersin Akpınar, Akademisyen Kitabevi

İSTAHED Aşı Çalışma Grubu Üyesi Uzm Dr Selda Handan Karahan Saper

 

 

 

PAYLAŞ