DEFİN NÖBETLERİ KONUSUNDA BAKANLIK GÖRÜŞÜ

Defin ruhsatları ile ilgili bakanlık görüşü

Bu konuda derneğimiz hukuk bürosunun görüşü aşağıdadır.

Defin ruhsatı verilmesi hususu siz
değerli aile hekimlerimizin uzun süredir sıkıntı yaşamakta olduğu bir
konudur. İstanbul’dan önce, özellikle büyükşehir belediyesi bulunmayan
illerde bu sıkıntı daha çok kendini göstermiş ve göstermeye devam
etmektedir. Önemle belirtmek gerekir ki; bu sıkıntının sebeplerinden
birincisi idarenin hukuk dışı uygulamaları, ikincisi ise mevcut
düzenlemelerdir.
Sizlerin de bildiği üzere Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde defin ruhsatlarına ilişkin düzenleme mevcuttur.
25.05.2010 tarihli Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin 24/5 maddesinde;
Ölü muayenesi yapılan ve defin ruhsatı verilen kişilerin kayıtları defin
ruhsatını veren makam tarafından müdürlüğe bildirilir. İlgili aile
hekimi en kısa sürede bilgilendirilir. Mevzuatına göre ölü muayenesi ve defin
ruhsatı cenazenin bulunduğu yerdeki belediye tabibi tarafından,
belediye tabibi bulunmayan yerlerde TOPLUM SAĞLIĞI HEKİMİ, TOPLUM
SAĞLIĞI HEKİMİNİN BULUNMADIĞI YERLERDE AİLE HEKİMLERİ DE ölü muayenesi
yaparak gecikmeksizin defin ruhsatı verirler. Hekim bulunmayan yerlerde defin ruhsatı ilgili mevzuata göre gömme izin belgesi görevlisince veya yetkilendirilen diğer şahıslarca verilir.
İşbu düzenlemede terditli bir görevlendirme yapılmıştır.
Aile hekimlerinin ölü muayenesi yapabilmesi ve defin ruhsatı verebilmesi belli şartlara bağlanmıştır. Buna göre, bir aile hekiminin ölü muayenesi yapması ve defin
ruhsatı vermesi için, cenazenin bulunduğu yerde belediye tabibinin ve
toplum sağlığı hekiminin görevde bulunmaması gerekmektedir.
Görüleceği üzere ölü muayenesi yapmak ve defin
ruhsatı vermek aile hekimlerinin asli görevi olmamakla birlikte, idare
tarafından yukarıda belirtilen sıraya riayet edilerek görevlendirme
yapılmalıdır.
Tüm bunların yanında yine defin
ruhsatına ilişkin Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nunda da hükümler yer
almaktadır. İşbu kanunda yer alan düzenlemeler aşağıda yer almaktadır.
Madde 216 – Belediye tabipleri olan yerlerde defin
ruhsatiyeleri bu tabipler tarafından, bulunmadığı takdirde Hükümet
tabipleri tarafından mevtanın muayenesinden sonra verilir. Ölümüne sebep
olan hastalık esnasında tedavi eden tabibin verdiği ruhsatname resmi
tabipler tarafından tasdik edilmek şartiyle muteberdir.
Madde 219 – Tabip bulunmayan yerlerde ölülerin muayeneleri küçük sıhhat
memurları veya bu iş için yetiştirilmiş veya tavzif edilmiş memurin
tarafından icra ve ruhsatnameleri verilir. Bunların bulunmadığı yerlerde
defin ruhsatiyesi ya jandarma karakol
kumandanları veya köy muhtarları tarafından ita olunur. Her şehir,
kasaba veya köyde ölü muayenesi yapacak ve defin ruhsatını verecek olanlar en büyük mülkiye memuru tarafından tayin ve ilan olunur.
Sağlık Bakanlığı’ndan konuya ilişkin gelen görüşte;
Defin
hizmetleri ile ilgili görevler Büyükşehirlerde Büyükşehir Belediyesi ve
ilçe belediyelerinin görevi olup koordinasyon görevi de büyükşehir
belediyesinin görevleri arasında bulunmaktadır.
Gerek hekimi bulunmayan ilçe belediyeleri, gerekse hekimi izne ayrılan
ilçe belediyelerinde gömme izin belgesi düzenlenmesi işlerinin
Büyükşehir Belediyesi hekimlerini de kapsayacak şekilde Büyükşehir
belediyesi tarafından Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde
koordine edilerek hizmette aksama yaşanmayacak şekilde koordine edilmesi
gerektiği düşünülmektedir.
ibareleri yer almaktadır.
Görüleceği üzere; asli görev büyükşehir
belediyeleri ve ilçe belediyelerine verilmiştir. İlçe belediyelerinde
hekim bulunmadığı takdirde büyükşehir belediyesi hekimlerinin de
görevlendirilebileceği belirtilmiş, işin Büyükşehir belediyesi sınırları
içerisinde Büyükşehir belediyesi tarafından koordine edilmesi gerektiği
belirtilmiştir.
Bu çerçevede ilçe belediyelerinde ve büyükşehir belediyelerinde hekim
bulunmadığı takdirde büyükşehir belediyesi koordinasyon yapacaktır.
Yapılan koordinasyon sonucu görevlendirilen bir aile hekiminin öncelikle
dikkat etmesi gereken husus yukarıda da belirtildiği üzere kendisinin
görevli olması için şartların oluşup oluşmadığını sorgulamaktır. Zira
koordinasyonun, mevcut düzenlemelere uygun olarak yapılması
gerekmektedir.
Şayet aile hekimi, kendisine bir görevlendirme yapıldığı esnada bu
görevi yapabilecek bir belediye tabibi veya toplum sağlığı hekimi
mevcutsa hukuka aykırı görevlendirme yapıldığı gerekçesiyle itiraz
hakkını kullanabilir.
Yukarıda arz ve izah edilen hususlar kapsamında, her halükarda aile
hekiminin kendisine yapılmış olan ve mevzuata aykırılık arz eden
görevlendirmelere itiraz hakkı olduğu aşikardır. Bununla birlikte,
ilgili görevlendirmeye uyulmaması sebebiyle hekimin başkaca
sorumlulukları da ortaya çıkabilecektir. Zira hukuk büromuza intikal
etmiş olan, aile hekiminin defin ruhsatı
düzenlemesi için kendisine telefon yoluyla yapılmış olan görevlendirmeye
iştirak etmemiş olması sebebiyle almış olduğu ihtar puanına ilişkin
hali hazırda yapmış olduğumuz bir itiraz bulunmaktadır.

Dolayısıyla aile hekimi görevlendirmeye uygun hareket ettiği
takdirde, kanunen görevlendirilmemiş olduğu bir alanda sorumluluk altına
girmekte iken; diğer taraftan bu görevlendirmeye hukuka aykırı
olduğundan bahisle itiraz etmesi halinde, kendisine verilmiş olan görevi
yerine getirmemiş olması sebebiyle ihtar puanı alma riski altında
bulunmaktadır.

Gerek mevcut düzenlemelerdeki yetersizlikler gerek idarenin
hukuka aykırı görevlendirmeleri sebebiyle aile hekiminin kendisini en
fazla güvence altına alan yolu tercih etmesi gerekmektedir. Bu sebeple,
böyle bir görevlendirme yapıldığı takdirde, görevlendirmenin mevzuata
uygun olarak yapılıp yapılmadığının belirlenebilmesi bakımından yeterli
süre bulunmuyor ise, vatandaşın sağlık hizmeti alma hakkı bakımından
mağduriyet oluşmaması için, görevlendirmeye riayet edilmesi gerektiği
kanaatindeyiz.

Bununla birlikte, ilgili kanuni düzenlemelere aykırı olarak
yapılmış olan bu görevlendirmeye ilişkin olarak Müdürlüğe ve/veya
Bakanlığa bildirimde bulunmak suretiyle, görevlendirmenin hukuka aykırı
olduğu, mağduriyet yaşanmaması bakımından bir kereye mahsus olmak üzere
görevi yerine getirmiş olduğunuz; ancak bundan böyle tarafınıza
yapılacak olan kanuni düzenlemelere aykırı bu gibi görevlendirmelere
iştirak etmeyeceğiniz hususlarını dile getirmeniz uygun olacaktır. Zira
bu suretle, bir taraftan görevi yerine getirmeme sebebiyle ihtar puanı
uygulamasına maruz kalma riskini ortadan kaldırabileceğiniz gibi; ilgili
düzenlemeye hukuka aykırılığından bahisle itiraz etme hakkınız ve hatta
konuyu yargıya taşıma hakkınız doğmuş olacaktır.

Söz konusu uygulamalar sebebiyle maruz kalacağınız hukuka
aykırı uygulamalar sebebiyle başvurmak istediğiniz hukuki süreçleri
tarafımıza bildirdiğiniz takdirde gerekli hukuki desteğin hukuk
büromuzca sağlanacağı hususlarını bilgilerinize sunarız.

Saygılarımızla,

PAYLAŞ