Eşdeğer İlaç ve Hekim Kanaati

Aile hekimleri arasında, son zamanlarda, birkaç yıl önce yayınlanmış bir genelge üzerinden yapılan, reçetenin muhteviyatının, eczanelerde eşdeğerleri ile değiştirilip değiştirilemeyeceği, hekimin reçete üzerine “muadil ilaç ile değiştirmeyiniz” ibaresi yazıp yazamayacağı üzerinde tartışmalar yapılmakta.

Reçete hekim kanaatini ifade
eden  resmi bir evraktır. Reçete ve ifade
ettiği hekim kanaatinin, SGK veya bir başka kurumun, ekonomik de olsa farklı
kaygılar üzerinden engellenebilecek ya da kısıtlanabilecek en ufak bir baskı sürecine
muhatap olmasına izin verilmemesi gerek. Eğer hekime, hastaya uyguladığı
tedavinin etki, yan etki ve komplikasyon sorumluluğu doğrudan veriliyorsa, bu
tedavinin tanzimi ve uygulanması konusunda tek yetkili kendisi olmalıdır. Zaten hekim
kanaati, bu düşünce doğrultusunda,  Tıbbi
Deontoloji Tüzüğü tarafından aşağıdaki şekilde güvenceye alınmıştır:

 

Madde 6 – Tabip ve diş tabibi, sanat ve mesleğini icra
ederken, hiç bir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdani ve mesleki kanaatine
göre hareket eder. Tabip ve diş tabibi, tatbik edeceği tedaviyi tayinde
serbesttir.

 
Reçeteye kanaatimizi açıkça yazabilmeliyiz. Günlük uygulamamda SGK trarafından
ödenmeyen birçok ilaç yazdığım oluyor, hatta bitkisel ya da kozmetik
müstahzarlar da yazıyorum. Kullandığım AHBS programının SKRS tanımlarından
ekleyerek burun pompası da yazdığım oluyor, elastik bandaj da. Eğer kanaatim
sadece bir jenerik isim üzerinde ise, notunu girip onu da o ibare ile
yazabilmem gerekir.


Sağlık sisteminin ise hekimin kanaat özgürlüğünü kısıtlama çabası yerine,
tersine bu özgürlüğün  önüne çıkabilecek engelleri kaldırması gerekir.
Zira bunun sonu,  hekimin kendi karşısına gelen hastanın değil, bugün ekonomi,
yarın SGK ama belki öbür gün hastanın özel sağlık sigortası gibi başka
dinamiklerin tarafını tutmasına yönelecek bir sürecin
“normalleşmesine” varır.

Kısıtlama olacaksa ise hep söylenildiği şekilde, hasta ile kendi sağlık
sigortası arasındaki anlaşma doğrultusunda ve hekim ile ilgili
olmadan yapılmalı.

Bu durumun TTB’nin de müdahil olduğu şekilde yeniden
değerlendirilmesine  ihtiyaç var.

 
Uz.Dr. K.Murat ÜNALMIŞ

Kemal Murat ÜNALMIŞ

PAYLAŞ