GERİDÖNÜŞÜM VE AŞI- NET

GERİ
DÖNÜŞÜM

Değerli
meslektaşlarım….

Son
yıllarda literatürümüze giren hepimizin olumlu veya olumsuz sıkça
andığımız bir sözcüktü dönüşüm. Bu sözcük sağlığıda
kapsadığında dönüşerek sağlıkta dönüşüm olduğu andan
itibaren, belkide sık kullanılanlar hanemizde ilk sırayı almış,
en çok sık kullanılan nışanına layık görülmüştür.
Özellikle İlimizde Aile Hekimliği uygulamasının başlayacağı
dönemlerde, panalden panale, eğitimden eğitime koşarak birinci
basamakta dönüşümü kavramaya çalışmış; çok değerli
Bakanımız ve çok değerli bürokratları can kulağıyla dinlemiş;
dönüşümü anladıkça sevmeye başlamış; amaçları sizleri
sözleşmeli yapmak gerisi lafı güzaf dinleyenlere kulak tıkamış;
umutla ve heyacanla birinci basamağın dönüşümü olan Aile
hekimliği sistemi için uygun kıvama gelmiştik. Kasım 2010
tarihinden itibaren dönüşümün kendisiyle; kafamızdaki soru
işaretlerinide yanımıza alarak tanıştık. Tanıştığımız ilk
günden itibaren kafamızdaki soru işaretleri daha kalın puntolarla
kafamıza baskı yaparak başımızda ince sızılar yapmaya
başlamıştı bile…

Gelen
her hastaya bakacaksınız…Hani ben Aile Hekimi olmuştum? Ama
canım bunlar ilk günler geçer dedik. Dedikte onlar
yılmadılar…Önümüzdeki bilgisayarımızın sefasını sürmeden
kendimizin “tekno doktor” olma havasını henüz atamadan
bilgisayara kaydettiğimiz her şeyi “biz bülmezük anlamuzuk”
diye kağıtlarla bizden istediler. Oysa sayın Bakanımız bize
öylemi söylemişti? Genelgemiz öyle mi diyordu? Ama nafile..
Boşuna katledilen ağaçlara mı yanarsın? Kafanda artan kalın
puntolu soru işaretlerinin başına açtığı hatırı sayılır
sızıdan, ağrı moduna geçmesine mi?

“Olsun
dönüşüm sancılı olur” dedik, “bizde şu an ağrı var
geçer” dedik. İnanmıştık. “Güzel günler göreceğiz
güneşli günler göreceğiz”dedik.. Bilmedik ki iyi günler bu
günlermiş. Bıkmadan usanmadan üzerimize geldiler. Mevzuatlar
gayet açık iken, mevzuat tanımazlar, şaşkına dönen sudan
çıkmış balıklara ağ attılar. Adli nöbet tutturdular. Dedik ki
“bilirkişilik vatan görevidir yapalım.” Yetmedi. K
anun
ve mevzuatları hiçe sayarak bizim görev ve görev tanımımızla
hiç alakası olmayan yeni nöbet icat ettiler hava karardıktan
sonra defin nöbeti tutturdular.

İlk kez Aile Hekimleri tuttu ve dönüşüm gayet başarılı idi
geriye dönüş süreci bürokratlarımızın dirayetli duruşları
sayesinde tamamlanmıştı.

Aile
Hekimlerinin günlük uygulamalarında yasa, yönetmelik, resmi
yazıyla bizi kuşatanlar, baskı altına almaya çalışanlar, Aile
hekimliği sisteminde eşi benzeri olmayan asrın icadı gece defin
nöbeti söz konusu olunca; mevzuatlara göre, hatta Sağlık
Bakanlığının Antalya Valiliğine gönderdiği yazıylada sabit
olduğu üzere Büyükşehir Belediyelerinin sorumluğunda olan bu
görevi 1 yıldır yapmaya çalışan Aile Hekimlerine en küçük
aksaklıkta veryansın ettiler. “Biz nöbetleri kanuna ve
yönetmeliklere koyalımda görün” diye teşekkürlerini
belirttiler. Ama kimse, hiç kimse Büyükşehir Belediyesinde
çalışan hekimlerin mesai sonrası evlerine gitmeleri aklına
getirmedi. Bakanlığımızın herhangi bir düzeyde bürokrasisinden
bu konuda ciddi bir girişimin gelmemesi, geri dönüşüm sürecinin
nihayetlendiğinin nişanesi oldu. Kafamızdaki hızla, acımısızca
artan soru işaretlerinin sancısının yanı sıra yalnız
bırakılmışlığın hüznü, bizi umutsuzluğa itmedi. Birkaç
Aile Hekiminin kurduğu ve hergeçen gün daha da kanıksadığımız
derneğimiz (İSTAHED)bize umut verdi. Işık verdi. Yalnız kurt
modundan çıkıp sistemi birlikte tekrar dönüştürmek için
taşın altına elimizi ve hatta kolumuzu koymamıza neden oldu.

Buda
gelir buda geçer” dedik. “Her işte hayır vardır” dedik.Tüm
bu olanlardan ders çıkarmıştık. Demokratik kitle örgütlerinin
önemini kavramış ve birlikte hareket etmeye başlamıştık.
Engin ve bitmek tükenmek bilmeyen inatla dönüşümümüzü
yaralayanlar devrimimizede göz dikmişti. Aile Hekimliği birinci
basamakta dönüşümdü, dönüşümün bir parçası olan AHBS
ye benim ve bir çok meslektaşımın nezdinde dönüşüm sözcüğü
yetmemişti. O başka bir şeydi. Birinci basamakta kullanılması
DEVRİM di.

AHBS
yede ucundan kıyısından programa girdiğinizi kağıtlarada yazın
diye anlaşılması güç isteklerle bir kabullenememezlik salvosunun
ilk atışları gelmişti. Birgün AŞI-NET diye bir yeni bir icad
(!!!) karşımıza çıkınca salvonun başladığını anlamıştık.
Bizden istenen programımıza girdiğimiz verilen internet
üzerindende herkese açık bir platforma girilmesi idi. Ancak bu
sefer bir fark vardı. Bir çoğumuz şaşkınlık içerisinde idik.
Gelenek bozulmuş Aile Hekimliği Sistemine aykırı düzenlemelerde
ilk defa Bakanlık bürokrasisinden de ses çıkmıştı. Bu çıkış
sistemi korumak adına sadece Aile hekimlerinin ve onların kurduğu
Sivil Toplum Kuruluşlarının yalnızlığında kalmadığını bazı
bürokratlarında bize destek olabileceği duygusunu oluşturmuştu.

Kasım
2010 tarihinden günümüze yaşanan sürecin bir kısmının
özetidir anlattıklarımız. Bu süreçte elbetteki olumlu
gelişmelerde yaşandı. Birinci basamağı semp polikliniği yapma
gayreti içinde olanlara rağmen Birinci Basamağın anlamı olan
koruyucu sağlık hizmetlerinde önemli sıçramalar kaydedildi.
Aşılama oranları % 100 lere çıktı. Gebe bebek, lohusa izlemleri
tam yapılır hale geldi. En önemlisi sadece yardımcı Sağlık
personeli ile yapılan bu hizmetleri hekimlerde hatırladılar. Ekip
anlayışı ile Koruyucu sağlık hizmetlerinde kalite sıçraması
görüldü…..

Bu
güzelliklerin devamı adına karşı olduğumuz güncel problemimiz
Aşı-Net uygulamasına Mevzuat ve Teknik açıdan inceleyelim…

Aşı
Net uygulamasının başlatılmaya çalışıldığı günlerde
yukarıda bahsettiğimiz üzre Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık
Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 13 Ocak 2012 tarih ve 13148348
sayılı “Genel Müdür Yardımcısı Halil Ekinci imzalı AHBS
dışında veri kaydı” konulu yazısı

ile
Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin 27.maddesine atıfta
bulunarak mevzuata uygun olmadığı açıkça ifade edilmiştir.
Anılan yazı:

Aile
Hekimliği Uygulama Yönetmeliği gereği “Aile hekimlerinin,
lisans hakları Bakanlığa ait olan ve Bakanlıkça belirlenip ilan
edilen, standartlara haiz aile hekimliği bilgi sistemi (AHBS)
yazılımı kullanmaları şarttır.” Bu doğrultuda, aile
hekimliği kapsamında sunulan sağlık hizmetleri ve aşılamayla
ilgili bilgiler, kullanılan bu yazılımlar aracılığıyla kayıt
altına alınacak ve Bakanlığımıza iletilecektir. Hekimlerin
kullandığı AHBS yazılımı dışında herhangi bir yazılım ya
da sisteme, sağlık hizmeti sunulan kişilerin kişisel bilgilerinin
ya da bu kişilere uygulanan aşılarla ilgili bilgilerin girilmesi
söz konusu değildir. Bilgi güvenliği ve veri kalitesiyle ilgili
olası sorunların önlenmesi için, bu konuya gerekli özenin
gösterilmesi gerekmektedir
.

Yazı
gayet nettir tartışılacak bir yönüde yoktur..

Aşı
net uygulamasının handikapları sadece mevzuatla ilgili değildir..

Aşı
net uygulaması ile beraber İSM ve TSM de aşılar barkodlara
okutularak zincirin son halkası bizlere Aile Hekimlerine
ulaştırılmaktadır.

İSM
ve TSM lerde barkod okutulurken soğuk zincire ne kadar riayet
edilebiliyor??.


15 milyon nüfüslü bir il ve Ortalama 400-500 bin nüfüs
ortalaması olan ilçelerin, aşı dağıtımının da aylık
olduğunu düşünürsek; TSM VE İSM onca aşının soğuk
zinciri kırmamak için barkodunu 2-8 derecelik odalarda okutuyor
olmalı. Diyelimki İSM nin Soğuk odaları var aşı barkodları
soğuk odalarda giriliyor. TSM lerde böyle bir oda olmadığına
göre onca aşının köpüklerden alınıp tek tek barkod okutarak
soğuk zincir nasıl korunuyor… Buzdolabından 1 adet aşı almak
için bile biraz yavaş davransanız ısı değerindeki oynama
herkesce malumdur….Nitekim Sağlık Bakanlığının 2009/17
sayılı GBP genelgesinde ”
Buzdolabı
her açıldığında ısının kontrol edilmesi gerektiği
unutulmamalıdır”
denmektedir.

Yukarıdaki Tabloyu GBP
Genelgesi ile irdeleyelim.

Sağlık
Bakanlığı 2009/17 sayılı GBP genelgesinde ”
Tüm
aşılar ısıya hassastır. Ayrıca BCG, Kızamık, KKK, Kızamıkçık
aşıları güneş ışığı gibi ultraviyoleye de hassastır.
Aşıların tahrip olmasının sebebi, ısının kümülatif
etkisidir. Yani bir kerede çok yüksek (30–35
C
üzeri) sıcaklığa maruziyet kadar, birçok kereler daha az
sıcaklıklara (10–30
C
arası) maruziyet de aşıyı aynı derecede bozabilir.”
hükmü
vardır.

Soğuk
odaları bulunmayan TSM lerde aşılar ısının kümülatif

etkisine
ne derecede maruz

kalmaktadır.
Aynı aşılar Soğuk zincirin herhangi bir aşamasında ısıya
maruz kalmışsa katlanan kümülatif ısı etkisi, aşıların
güvenilirliliği konusunda şüphe uyandırması kaçınılmazdır..

Ayrıca
Sağlık Bakanlığı TSHGM lojisitk hizmetler Şube Müdürlüğünün
01 Temmuz 2011 gün ve 22132 sayılı yazında; Sağlık Bakanlığı
Temel sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 01.07.2011 tarih
ve
22132
sayılı yazısı ile Sağlık Bakanlığı Temel sağlık Hizmetleri
Genel Müdürlüğünün 13.06.2011 tarih ve

19217 sayılı yazısına atıfta bulunarak ”
İlgi
yazılar gereği Soğuk zincir kurallarına göre aşı ve
antiserumların (+2) ve (+8)
ºC
arasında saklanması gerekmektedir. Bu değerler dışına
çıkıldığında soğuk zincir kırılması söz konusu olup, Aile
Hekimliği Uygulama yönetmeliği’ne göre olayın olduğu
tarihteki soğuk zincir sorumlusu Aile Hekimine ihtar ceza puanı
verilmesi gerekmektedi
r.”
hükmü verilmiştir. Özellikle TSM safhasında soğuk odalar
olmadığı için Aşıları 8 derecenin altında tutmak olanaklı
değildir.Anılan yazıda ki talihsizlik ise yaptırım söz konusu
olduğunda zincir halkaları arasında ayrım yapılmasıdır. Oysaki
Soğuk Zincir bir bütündür. Ancak cezayi yaptırım sadece Aile
Hekimlerinedir.

Bakanlığın
Aşı Net uygulaması mevzuat, aşı güvenilirliği, Soğuk zincir
açsından çelişkilerle doludur vede uygulanmamalıdır. Aynı
zamanda gereksizdirde. Amaç yapılan aşıları tüm hekimlerin
görmesini sağlamaksa yapılacak işlem çok basittir. Kullandığımız
AHBS programını misafir aşı girişine açmak, zaten bakanlığa
gönderdiğimiz verilerin içinden bakanlığın uygun gördüğü
verileri diğer hekimlere açmaktır. Bunun için verilerin sahadan
girilmesini gerektirecek yeni bir yazılım gereksizdir. Merkezden
verileri hekimlere açacak bir yazılımla istenilen veriler tüm
hekimlere açılabilinecektir. Gereksiz iş gücü ve emek kaybına
neden olacak bu uygulamaya israr edilmesinin ise izahı yoktur. Eğer
bizim göremediğimiz bir nokta var isede lütfen yetkililer
aşağıdaki anlayamadığımız soruların yanıtını
vermelidirler…


ANLAMAYAMADIĞIM SOĞUK ZİNCİRİ KORUMAK GÖREVİ OLAN BULAŞICI
HASTALIKLAR BİRİMLERİ SOĞUK ZİNCİRİN KIRILACAĞININ AŞİKAR
OLDUĞU BU UYGULAMAYI HANGİ GEREKÇEYLE UYGULAMAYA GEÇİRMİŞ VE
NEYE DAYANARAK UYGULANMASI İÇİN ISRAR ETMEKTEDİR ????

Sağlıkta
dönüşümün yönünün ileri olması ve güneşli güzel günler
görmek umuduyla….

Dr
Gürsel Özer

İSTAHED Avrupa Teşkilatlanma Sorumlusu

PAYLAŞ