Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğünden Taleplerimiz

Covid-19 Pandemisinin Ülkemizdeki ayağında her ne kadar 1 Haziran itibarı ile yeni normal denen ve kısıtlamaların kaldırıldığı bir evreye geçmiş olsak da salgın yönetiminde, hem genelde hem de birinci basamak sağlık hizmetlerinde bir karmaşa ve kaosun içine girdiğimizi hepimiz açıkça görmekte, yaşamaktayız.

Salgınlarda hastalığın tedavisinden daha önemli olanın hastalığın önlenmesi ve yayılımın azaltılması olduğunu defalarca dile getirdik. Buna dair en kapsamlı uyarımızı Mayıs ayında https://www.istahed.org.tr/covid-19-mucadelesinde-ikinci-asama/ adresinde yapmıştık. Buna rağmen maalesef aile hekimliği bağlamında uyarılarımızın önemi yeterince anlaşılamamıştır.

Her birimizin listesine düşen özellikli izlemdeki kişilerin telefonla hal hatırının sorulmasının ötesine geçemeyen ve temaslı takibi adı verilen izlemlerin yapılması dışında aile hekimlikleri salgında yok sayılmıştır.

Bu yok sayılma sadece önlemeye yönelik çalışmalara dahil edilmemekle kalmamıştır. Salgından her açıdan etkilenmemizi engelleyici önlemler ve artan riskin azaltılmasına yönelik çalışmalar açısından da böyle olmuştur. Bunun sonucu olarak da çok sayıda meslektaşımızın hasta olması ve bazı meslektaşlarımızı da kaybetmemiz gerçeği ile yüzleşmiş bulunmaktayız.

Pandeminin tüm dünyada genel olarak sağlık çalışanları için yüksek risk teşkil ettiği, alanına bakmaksızın tüm sağlık çalışanlarının pozitif vakalarla daha fazla ve yakın temasta bulunduğu, epidemiyolojik verilerle de doğrulanmıştır. Bu nedenle gerek Bakanlığımızın gerekse il yöneticilerinin sağlık çalışanları arasında enfeksiyonu önleyici çalışmalar açısından ayrım yapması, çalışanların moral motivasyonlarını yükseltici uygulamalarda farklı davranması kabul edilebilir değildir.

Bu bağlamda bizler artık salgınla mücadelede daha ciddi, işe yarar, sonuç alıcı uygulamaların önünü açmak adına;

  1. 31.07.2020 Tarihinden itibaren programlarımıza özellikli izlem adı altında düşen uygulamayı kullanmayacağımızı,
  2. İl bazında çözülebileceğine inandığımız aşağıdaki taleplerimizi il sağlık müdürlüğü önünde sizlerle birlikte yapacağımız bir basın açıklaması ile basına ve kamuoyuna ileteceğimizi,
  3. İl sağlık Müdürlüğüne yönelik taleplerimiz dışında kalan ve Bakanlığın alanında bulunan taleplerimiz için Sağlık Bakanlığı Önünde sizlerle birlikte bir basın açıklaması yapacağımızı,
  4. Ulusal ve yerel basında bu taleplerimizi dillendirmeye devam edeceğimizi
  5. Tüm bunların öncesinde her iki muhatabımıza konunun tekrar ve ivedilikle bildirilerek görüşme talep edileceğini,
  6. Bu süreçte Aile Hekimlerimizin de taleplerimizi kendi sosyal mecraları ve ilçe gruplarında dillendirerek saha baskısını ve katılımını güçlendirmesini istediğimizi duyuruyoruz.

İSTAHED olarak salgınla mücadelemizin bu evresinde il sağlık müdürlüğümüzden taleplerimiz:

1. İl pandemi kurulunda dernek temsilcisi bulunmalıdır.

* Sürecin her aşamasında kişilerle iletişim önemlidir. Ayrıca yapılacak planlamalarda bilimsel uygulanabilir olması sahanın ve halkın tavır ve tutumları bilinmelidir. Bunu en iyi bilen aile hekimleridir.

2. Aile Sağlığı merkezlerini sadece randevu hasta gelmeli, gelen kişiler Triaj sonrası içeri sıra ile tek tek alınmalıdır.

* Aile Hekimliği çalışanları kimin hasta kimin taşıyıcı olduğunu bilmeden kişilere hizmet vermektedir. Geçmiş 5 ayda sadece İstanbul’da 300 kişinin üzerinde aile sağlığı merkezi çalışanı hasta olmuş ve vefat eden meslektaşlarımız olmuştur. Hem sağlık çalışanlarını sağlığını korumak, hem semptomsuz geçiren sağlık çalışanları ile halkımızın temasını minimuma indirmek hem de aşı, bebek-çocuk-gebe izlem için hizmet alan kişileri koruyup gönül rahatlığı ile koruyucu hizmete ulaşması için uygulama çok önemlidir. Unutulmamalıdır ki tüm pandemi sürecinde büyük bir özverili çalışarak aşılamanın sekteye uğramasına izin vermeyen aile hekimliği çalışanları dünya çapında bu konuda başarıya ulaşmış ülkeler arasına girmiştir.

3. Sabim’in şikâyet hattı olarak kullanılması durdurulmalı, Cimer ‘e yansıyan başvurular hekimlerce değerlendirilmelidir.

* Sabim bir şikâyet hattı değil bilgi edinme hattıdır. Alanı dışında kullanılmasına müsaade edilmemelidir. Cimer’e yapılan başvurular tıp etiği, tıp uygulamaları ve mevzuatına hakim ve saha işleyişini bilen hekimler tarafından değerlendirilmelidir. Böylelikle başvuruların %99.9 unu oluşturan usulsüz, anlamsız, hukuk dışı başvuru ve talepler hekimlere yansımadan kimsenin çalışma huzurunu ve şevkini bozmadan gerekli cevap değerlendiren personel tarafından verilip kapatılmalıdır.

4. Herhangi bir sebep ile izole edilmesi gereken kişilerin istirahat raporları hastaneler ya da takip eden ilçe sağlık hekimi tarafında verilmelidir. Kamuda çalışıyorsa kişi kurum tarafından idari izinli sayılmalıdır. Aile hekimleri tarafından şüpheli bulunan kişilere hızlı bir şekilde test yapılması sağlanmalıdır.

* Muayenesi, testi, tanısı ve tedavisi yapılan pcr (+) , bt (+) ve vaka temaslıların izole olacakları süre boyunca iş göremezlik raporları hastane hekimleri ya da ilçe sağlık hekimleri tarafından düzenlenmelidir. Bu kişilerin hiç bir sebeple Asm ‘ ye gelmemesi gerekir. Günlük 100’lerce hastanın muayene edildiği, 10’larca kişinin aşı-izlem vb olarak hizmet aldığı Asm’lere izole olması gereken kişilerin gönderilmesi cinayettir.

İzolasyon kurallarına herhangi bir sebepten dolayı uymayan kişilere ciddi para cezaları ve yaptırımlar olacağı bilgisi verilmeli ve ihlal eden kişilere vakit kaybetmeden uygulanmalıdır.
Test pandemiyi kontrol altına almak için elimizdeki silah, aile hekimi tarafından sorgulanıp şüphe durumu oluşarak sevk edilen kişilerin testleri vakit kaybedilmeden hastaneler tarafından yapılmalıdır.

5. Pandemi sebebiyle oluşan herhangi bir durumdan dolayı aile hekimliği çalışanlarından ücret kesilmemelidir.

* Kronik hastalık ya da Covid hastası veya temaslısı olması nedeniyle görevine devam edemeyen idari izinli kişilerin hak edişlerinden ücret kesintisi yapılmamalıdır. Ayrıca geride kalan ve hizmet için 2 kat çalışması gereken çalışanlara da görevlendirme yapılmalı, kişiler çalışmaların karşılığı olan )bu kadar riskin karşılığı olur mu bilinmez ama) ücreti almalıdır.
Ayrıca bu süreçte o kadar uğraşa rağmen performansa dayalı işlemi olan kayıtlı hastaların Aile Sağlığı Merkezi’ne gelmek istememesi vb sebeplerle oluşacak performans eksiklikleri yok sayılmalı ve herhangi bir kesinti yapılmamalıdır.

6. Aile Hekimliği çalışanlarının kişisel koruyucu ekipmanları düzenli, eksiksiz ve yeterli olacak şekilde karşılanmalıdır.

* Önümüzde çok zorlu bir süreç var. Vakalar artacak bizler ya hasta olacağız ya da öleceğiz!!! Sağlık çalışanı korunmaz ise pandemiyi önlemek mümkün değildir. Virüsü taşıyıp taşımadığı bilinmeyen, her gün aile hekimliklerinden hizmet alan yüz binlerce kişi sağlık çalışanını hasta edebilir. Bu durum hem sağlık çalışanı azalmasına hem de taşıyıcı olarak hizmet alan kişilere bulaşmasına ve virüsün dağılmasına sebep olacaktır. Bu çok aşikârdır. Aile Hekimliği çalışanlarının N95 ve cerrahi maske, gözlük, siperlik, tulum ve dezenfektan gibi kişisel koruyucu ekipmanları hiç aksatılmadan düzenli, yoka düşmeyecek kadar yeterli bir şekilde bakanlık tarafından karşılanmalıdır.

Sağlık Bakanlığından taleplerimiz;

Sağlık Bakanlığımızın aşağıdaki tedbir ve taleplerimizi dikkate alması, sahada bu taleplerin karşılık bulmasının yaratacağı umuda destek olmasını bekliyoruz.

1. Aile Sağlığı Merkezleri, Bina ve Personele Dair Taleplerimiz:

  • Kayıtlı nüfus sayısı hızla 2000’li rakamlara indirilmeli, merkez içinde temas azaltılmalı, hizmetin disiplin içinde verilmesi sağlanmalıdır.

Bu amacın yerine gelebilmesi için;

  • Binasız aile sağlığı merkezleri açılan kuralara dahil edilmemeli, bu tür merkezlerin binaları ilgili müdürlüklerce temin edilmeli ve tefrişatı tamamlanmış olarak kuraya eklenmelidir.
  • Yerleşim yeri ve kampüs inşaatlarında tefrişatı tamamlanmış aile sağlığı Merkezi projeye dahil olmalı ve yüklenici firma tarafından eksiksiz teslim edilmelidir.
  • Belediyelerin yerleşim yeri veya kurumsal hizmetlerin toplandığı binalarına tefrişatı tamamlanmış aile sağlığı merkezi de dahil edilmeli ve ilgili belediye tarafından eksiksiz teslim edilmelidir.
  • Özelden kiralanmış aile sağlığı merkezlerinin kiraları kurumca karşılanmalı, devlet binalarından kira alınmamalıdır.
  • Aile Sağlığı Çalışanı eksik birimlere derhal eksiği tamamlama fırsatı tanınmalı, özel sektörden alımlar açılmalıdır.
  • Tüm aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları kadroya alınmalı, her birim bu ikiliden oluşmalı, buna dair personel kaydırılmasına imkân veren önlemler açıklanmalıdır.
  • Görevlendirme verilen hekim ve aile sağlığı çalışanına tam ödeme yapılmalıdır.
  • Aile Sağlığı Merkezlerinin cari giderleri mecburi fatura ve sarf malzemelerinin içinde bulunduğu bir paketteki enflasyona endeksli olmalı, geçmiş kayıplar karşılanmalıdır.
  • Boş birimlerin cari gider ödemeleri asm hesabına aktarılmalıdır.
  • Salgın döneminde tıbbi malzeme desteği konusunda çekilen sıkıntı nedeni ile çalışanlarca yapılan masrafın karşılanması ve Sağlık Bakanı tarafından çalışması yapıldığı söylenen ek ödemenin geçmiş dönemi de kapsayacak şekilde aile sağlığı merkezi çalışanlarına verilmesi sağlanmalıdır.
  • Merkezdeki riskleri azaltmak adına iç tebliğlere izin verilmeli ya da Bakanlıkça yeni çalışma düzeni hazırlanmalıdır.

Bu çalışma düzeninde

  • Randevulu çalışma şartı uygulanmalıdır,
  • Belli saatlerde poliklinik hizmeti verilmelidir,
  • Triaj uygulanmaya devam edilmeli, izlem ve aşılar için ayrı gün ve saatlerin belirlenmeli, bu saatlerde poliklinik hizmeti verilmemelidir.
  • Enjeksiyon, pansuman gibi uygulamalar, uygulamanın reçete-order edildiği kurumlarca yapılmalıdır.
  • 14 gün boyunca vaka görülmemiş illerde normal poliklinik hizmetlerine dönülmelidir.
  • Performans kesintisi son bulmalıdır
  • Virüs yükünü engelleyecek vardiya sistemi ve mesai düzenlemesi konusunda yetki aile sağlığı merkezinde olmalıdır. aslolan sağlıklı bir şekilde hizmetin devamı olmalıdır.
  • Çeşitli saiklerle hizmetin hastanın ayağına götürülmesi gerektiğine dair talepler son bulmalıdır.
  • Sağlık raporlarının sayısının ve türünün net olarak kısıtlanması ve algoritmalarında birinci basamağı aşan konuların bulunduğu raporların ilgili kurumlarca verilmesi sağlanmalı, Sağlık Bakanlığınca algoritması belirlenmemiş hiçbir rapor hizmeti aile sağlığı merkezlerince ücretsiz olarak verilememeli, kurumlar bu yönde talepte bulunamamalıdır.
  • Esnek mesai kaldırılmalı, sınıflandırma kaldırılmalı ve her 3 birime bir ek personelin istihdamını içeren bir yapılandırmaya geçilmeli, tüm birimlere tavandan ödeme yapılmalıdır,
  • 2500 üstü nüfusa ödeme yapılmamalı, bu nüfusa ödenen miktar 4000 nüfusa ödenen ortalama miktara eşit olacak şekilde katsayılarda düzenleme yapılmalıdır.
  • İlk 1000 kişiye kadar yapılan ödemelerin miktarı sıfır ya da düşük nüfusa sahip birimlerin de tercih edilmesini sağlayacak düzeye çekilmelidir.
  • Personele ödemesi yapılan tüm kalemler eksiksiz olarak emekliliğe yansıtılmalıdır.
  • Çalışanlara öncelikle antikor testi yapılmalı, hastalığı geçirmemiş olanlara düzenli pcr testi yapılmalıdır,
  • Salgın sırasında vefat etmiş çalışanlarımız resmi olarak şehit kabul edilmeli, aileleri mağdur edilmemelidir, şehitlikten doğacak hakları verilmelidir.
  • Salgın nedeniyle izolasyona alınmış ya da hastalığa yakalanmış arkadaşlarımıza “hastalık tazminatı” ödenmeli, izinli sayıldıkları sürece karşılaştıkları ücret kayıpları karşılanmalı, yerine görevlendirilenlere görevlendirme ücreti aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarına %100 üzerinden verilmelidir.
  • Talep eden ve fiziksel yapısı müsait aile sağlığı merkezlerinde corona sürüntü örneği alabilmeleri sağlanmalıdır,
  • Sevk zinciri gündeme gelmeli, sevki yapılan hastanın geri bildirimi sağlanmalıdır.
  • İl Sağlık Müdürlükleri, ilçe sağlık müdürlükleri ve hastaneler ile aile sağlığı merkezleri arasında koordinasyon ve bilgi alışverişinin kurumsallaşması sağlanmalıdır.
  • Salgının önemini tekrar gündeme getirdiği birinci basamak sağlık hizmetlerinin hak ettiği saygınlığa kavuşabilmesi için gereken düzenlemeler yapılırken ilgili bakanlıklar ve birinci basamakta örgütlü sivil toplum kuruluşları birlikte çalışmalıdır.

2. Pandemi İle Mücadelede PCR Pozitif Hasta ve Temaslılarına Dair Taleplerimiz

  • Salgınla karşı karşıya kaldığımız ilk günden beri gündeme getirdiğimiz, bir kısmı uygulamaya girse de bir kısmı eksik kalan ya da uygulamada sıkıntı yaratan durumların da düzeltilmesi gerekmektedir.
  • Aile Sağlığı Merkezi Çalışanlarının salgınlardaki konumu, görev, yetki ve sorumlulukları yeniden düzenlenmelidir.
  • Teşhis konulan vakalar direk aile hekimine bildirilmelidir.
  • Çalışmakta olan temaslı veya teşhis konmuş kişilerin kamu ya da özel sektör fark etmeksizin izinleri idari izin şeklinde düzenlenmeli, bunun için e nabız çıktısı yeterli olmalı, ayrıca rapor gerekliliği kaldırılmalı, böyle bir gereklilik varsa bu raporlar müdavi hekimlerce düzenlenmelidir.
  • Filyasyonla belirlenen vaka temaslıları olan kişiler aile hekimlerine bildirilmelidir.
  • Temaslıların ve pozitif vakaların izolasyonları mutlaka kamu kontrolünde yapılmalı ev koşulları uygun olmayanlar kesinlikle misafirhane vs de izole edilmeli
  • Bu kişilerin hiçbir sebeple aile hekimlerine gitmemeleri, şikâyetlerinin artması, değişmesi halinde öncelikle telefonla hekimine ulaşması gerekiyorsa 112 ile hastaneye ulaşımı sağlanmalıdır.
  • Temaslıların ve vakaların ilk sağlık raporu (sağlık izni) için teşhisi koyan kurumun epikrizi veya e-nabız uyarısı yeterli olmalıdır. Ayrıca sağlık raporu alınması için kişilerin başka kurumlara gitmesi engellenmelidir.
  • Temaslı ya da vakaların kullandıkları ilaçlar ve bunlara dair yan etkiler tedaviyi başlayan kurumca takip edilmelidir.
  • Özellikli izlemler nitelikli çağrı merkezi personelince yapılmalıdır.
  • Özellikli izlem listesine düşme koşulları tekrar gözden geçirilmeli, tarama amaçlı test yapılan ve benzeri kişiler bu listelere girmemelidir.
  • Raporlu ilaçları eczanelerce karşılanmalı, bu amaçla sağlık kurumlarının hiçbir şekilde kullanılmaması sağlanmalıdır. Bu konuda özellikle hipertansiyon, astım, hiperlipidemi, diabet gibi hastalıkların tedavilerinde kullanılan ilaçlardan yüzde alınmamalıdır. Hekim hastasının bu tür ilaçları tekrar kontrole gelmeden ne müddet kullanabileceğini reçeteye not düşebilmeli, bu nota istinaden gereken ilaç temini eczaneden tekrar reçete olmaksızın verilebilmelidir.
  • İlaç kodları eczanelerin sistemine düşmeli, hastaya ayrıca kod yazılı kağıt (e-reçete kodu) verilmesi önlenmelidir.
  • Pandemi sonrası artan depresyon ve anksiyetenin tedavisinde kullanacağımız ilaçlar başta olmak üzere tüm ilaçların geri ödemeleri üzerindeki kısıtlamalar kaldırılmalıdır.
  • Teletıp uygulaması kanunlaşmalı, hastaların gereksiz yere kuruma başvurması zorunluluk olmaktan çıkarılmalı, başvurması gerekiyorsa da bunun randevuyla yapılması sağlanmalıdır.
  • Aile Hekimlerinin temsilcileri il pandemi kurullarında temsil edilmelidir.
  • Aile Hekimlerinin temsilcileri Corona Bilim Kurulu’nda temsil edilmelidir.
  • Aile Hekimleri ve Aile Sağlığı Çalışanlarına da pandemi sürecinde tavan ek ücret ödemesi yapılmalıdır.
  • Salgından etkilenen aile hekimliği çalışanlarının ve ailelerinin kolaylıkla hizmet alacağı sağlık kurumları belirlenmelidir.
  • Tüm sağlık çalışanlarına düzenli test yapılmalıdır. Özellikle spesivite ve sensivitesi yüksek antikor testlerine kolay ulaşımları sağlanmalıdır.
  • Sağlıkta şiddet yasası Türk Ceza Kanununa konmalı, katalog suçlar kapsamına alınmalı, HAGB uygulanmasına izin verilmemelidir.

İSTAHED YÖNETİM KURULU

PAYLAŞ