Sağlık Raporları Çağrımız

2236

Vatandaşın doğumundan ölümüne dek neredeyse her konuda yaptığı yapacağı iş – işlem ve etkinlik için ilgili çeşitli kurum ve kuruluşlarca “SAĞLIK RAPORU” talep edilmesi hem vatandaşın hem de Aile Hekimlerinin kâbusu haline gelmiştir. Her türlü okul kaydından sportif etkinliğe, havuzda yüzmekten satranç oynamaya, televizyon programına çıkmaktan mendil kapmaca körebe gibi oyunları oynamağa kadar her konuda faaliyeti yaptıracak kişi ve kurumlar vatandaştan o işi yapabileceğine dair sağlık raporu istemektedir. Bu raporların büyük bir kısmı tamamen keyfidir ve vatandaş ve kurumlar açısından sadece prosedürü tamamlamak olarak görülmektedir. Oysa olayın hekim tarafında bu bir sorumluluk yasal olarak bağlayıcı olan ciddi bir imzadır.

Bu konuda sağlıkta etkili tüm STK’lar isyan halinde olup çeşitli açıklamalar yapmakta taleplerini dile getirmektedir. İSTAHED olarak konuya uzun süredir sahip çıkan derneğimiz bu konuda aylardır ilçe ilçe gezip imzamızın bu kadar değersizleştirilmesini, vatandaşın da bu şekilde gereksiz bir koşuşturmaya maruz bırakılmasını önlemeye çalışmaktadır, ne var ki konunun yetkililer düzeyindeki yansımasını henüz görmüş değiliz. Tek tek bazı raporlar konusunda atılan adımlardan geri dönülmeye başlanmış olsa da genel olarak bu konunun çözümüne dair gerçekçi önlemler alınmış değil. İşin kötü kısmı çözüm konusunda da ciddi kafa karışıklığı olduğu ve asıl çözümün birçok STK’nın belirttiği düzeyde karmaşık olmadığının da kimse farkında değil. Oysa dünyayı yeniden keşfetmektense keşfedilmiş örnekleri incelemek bu konuda dünya örneklerine bakmak ve bu işi kökten halletmek o kadar da zor değil.

Bu konuda birinci basamağın en önemli temsilcileri tarafından getirilen çözüm önerilerine bakınca da çözüme dair sürecin yıllar alacağı ve muhtemelen de asla sonuçlanmayacağını anlamak ülkenin bürokratik hantallığını da düşününce hiç zor değil. Genel olarak STK ların çözüm önerilerinde ; “Sağlık raporunun tanımı yapılmakta, devletten bu raporlara dair sağlık kriterlerinin ayrıntılı olarak belirtilmesi” istenmektedir. Oysa kısaca çok mevzuata takılmadan ne yönerge ne yönetmelik ne kanun bilgisine boğmadan sadece anayasamıza atıf yaparak bu konuyu çözmeye yönelik, kolay uygulanabilir en önemlisi de vatandaşa güvenen ve ona sorumluluk yükleyen, mahremiyet kurallarını çiğnemeyen, herkesin yaşama, çalışma, eğitim alma, spor yapma gibi temel hak ve hürriyetlerine de saygı duyan bir sistemi oturtmak o kadar da zor değil.

Modern dünya örneklerinde olduğu gibi:

• Kanunla kriterleri açıkça belirtilmiş özellikli birkaç alan dışında sağlık raporları uygulaması toptan kaldırılması şarttır.
• Tek hekim raporu denen şey bilimsel olarak bir ucubedir. Bir hekimin hangi amaç için olursa olsun her türlü tetkik ve görüntüleme yönteminden faydalansa bile bir kişiye tam sağlıklı demesi mümkün değildir. Bu nedenle tek hekim raporu adı altındaki tüm formatlar iptal edilmeli bunlara dair tüm mevzuat silinmelidir.
• Kişilerin bedeni ve ruhi hastalık ya da farklılıkları veya sahip oldukları hastalıkları nedeniyle onların eğitim ,spor, çalışma ve başka faaliyetlerinin engellenmesi bir hak ihlali olup , özelliği olanlara içinde bulunmak istedikleri etkinliği onlara uygun hale getirmek sosyal devletin borcu olarak görülmelidir.
• Kişilerin anayasal haklarına saygı gösteren ve aynı zamanda vatandaşa güvenen ve imzasına sorumluluk yükleyen “BEYAN” sistemi getirilmeli özel durumlar dışında herhangi bir iş –işlem ve faaliyet yapacaklardan “SAĞLIK BEYANI” dışında evrak talep edilmemelidir.
• Birçok medeni ülkede Sürücü belgesi için dahi rapor istenmeyip “Sağlık Beyanı” yeterli görülürken ve yanlış beyanın ağır yaptırımları varken bizde satranç oynamak için bile sağlık raporu talep edilmesi anlaşılır bir şey değildir, derhal düzeltilmelidir.
• Kişilerin sağlık net ve e nabız kayıtları kişilerin de onayı ile reel veri kabul edilerek kurum ve kuruluşlarca kendi kriterleri varsa kullanılmalı, onun dışında şüpheli ve özellikli durumlarda şüpheli duruma dair gerekli açıklama yazıları ile ilgili duruma uygun branşın görüşü alınmalıdır.

Unutmamalıyız ki kişilerin Anayasal hakkı olan eğitim, çalışma, sağlıklı yaşama, gezme, sportif faaliyetlere katılma vb. özgürlükleri yönetmeliklerle, yönergelerle ve iç yazışmalarla kısıtlanamaz. Buna dair tüm uygulamalara son verilene dek yalnızca ayrıntılı sağlık kriterleri kanunla belirlenmiş durumlar için o ayrıntıların da net olarak “ilgili hekimlerce” kontrol edildiği durumlara dair sağlık raporu talepleri dışındaki talepleri yerine getirmemek, bunun yerine kişilere “kayıtlı sağlık verileri ektedir, belirttiğiniz durum için her hangi bir sağlık kriteri olmadığından başkaca bir işlem yapılmamıştır” ibareli bir döküm vererek sahadaki pratiği önce bizim değiştirmemiz, Kanun yapıcının da bunu takip ederek uygun düzeltmeleri yapmasını beklemek ve istemek en doğru ve hızlı yöntem olarak önümüzde durmaktadır.

Tüm STK’larımızı enerjilerini bu yönde harcayarak sahayı bu şekilde bilgilendirmeleri çözümün çok kısa sürede üretilmesine büyük katkıda bulunacaktır.

Saygılarımızla.
İSTAHED Yönetim Kurulu