SAĞLIKTA ŞİDDET DURMUYOR – TERÖRE ALIŞMAYACAĞIZ

Hepimizin başına gelebilir diyoruz, durmadan yöneticileri uyarıyoruz, eylemler yapıyoruz, haykırıyoruz, ancak yetmiyor, yetemiyor maalesef. Ölüyoruz, yaralanıyoruz, psikolojik olarak etkileniyoruz, ama umursayan kimse yok karşımızda. Tek istediğimiz anaysal hakkımız olan güvenli ortamda çalışabilmek, ihtiyacı olan hastalarımıza yardım edebilmek.İşverenimizin, yani Bakanlığımızın asli görevini hatırlatıyoruz: Personelini koru. Bu senin görevin.
Şiddetin adresi değişiyor, şiddeti her geçen gün artıyor. Artık bir şiddet ölmeden sonuçlanmışsa, “oh”  çeker duruma geldik. Bunun ne demek olduğunu , bunun nereye gittiğini anlatmak gerekmemeli.
Bu kez ‘’Sağlıkta Şiddet Terörü’’ nün adresi Esenyurt Akçaburgaz Aile Sağlığı Merkezi. 31.05.2019 tarihinde, aile sağlığı merkezine pansuman için gelen hastadan kimliği isteniyor. Normal prosedür yani. Kayıt yapabilmek için kimlik görmek şart. Yine de kimliği olmayan hastaya yardımcı olmak isteyen hemşire, TC Kimlik Numarasını istiyor, cevap olarak hasta yakını tarfından masası yumruklanarak, ‘’ yapacaksın bu pansumanı’’ deniyor. Utanmazlık arlanmazdık, kışkırtılmış şımarıklık had safhada. Hemşire Hanım 6 aylık gebe, kendinin ve karnındaki bebeğin zarar görmesinden korkuyor. Tehdit edilmiş, baskı görmüş hemşire korkarak, hastayı da alıp pansuman odasına gidiyor. Ancak içerde başına bir şey gelmesinden korktuğundan ve hasta mahremiyetini de düşünerek, hasta yakınını içeri almadan kapıyı kapatıyor. Hasta yakını zorbanın derdi ne hastasının sağlığı, ne hizmetin verilmesi, o karşısındaki kişinin kendisinden kimlik talep etmesini yediremiyor. ‘’Ne hakkı var benden kimlik istemeye, bunu ona ödetirim’’ diyerek kaldırım taşını alarak kapıya dayanıyor.Gözü dönmüş cani, hemşireyi ve karnındaki bebeği öldürecek. Seslere gelen diğer sağlık çalışanları araya giriyor. Ancak hasta yakını diğer hekimlerle kavga ediyor, küfür ediyor, ‘’ sizlerin leşini serecem ‘’ diyerek tehditler savuruyor. Üst kattan sese gelen 112 ekipleri de maalesef durumdan nasibini alıyor. Muayeneye gelen diğer hastalar da mağdur ve korkarak ‘’hastanın belinde silahının olduğunu söylemeleri üzerine’’ tam bir kaos ortamı oluşuyor. 112 vakaya çağrılıyor gidemiyor, bir başka acil yardıma ihtiyacı olan vatandaşa geç kalınacak belki de.
Aile Sağlığı Merkezleri hastalara şifa dağıtan, toplum sağlığını korumak için çalışan, sakin ve bilgi verici bir kurumken, bir terörist tarafından çalışma huzuru bozuluyor, hastaların hizmet alması engelleniyor, hastaların daha da korkmasına neden oluyor. Bu olayda tek teselli, ölüm ya da yaralanma olmaması. Ancak biz artık teselli bulmak değil, çözüm istiyoruz. Çözüm önerisi belli: Türk Ceza Kanununa koyulacak caydırıcı bir ceza.
Saygıdeğer yöneticiler, iş çığrından çıkmış durumda, hastalarda bu durumdan nasibini alacak, o terörist bu gün doktor, hemşire ya da orda bulunan hastalardan birini öldürebilir, yaralayabilirdi. Bunu artık düşünün. Kışkırttığınız bu canileri durdurun.

PAYLAŞ