SOĞUK ZİNCİRDE HUKUKİ SORUMLULUĞUMUZ

 

Aile hekimliğindeki en önemli sorumlulukların ve haliyle sorunların başında geliyor soğuk zincir.

 

Bugüne kadar birçok arkadaşımızın hem maddi tazmin ödemesine hem de ceza puanı almasına sebebiyet verdi bu sorumluluk.

 

‘’ Ne yapmalıyız, ne yaparsak maddi tazminle karşılaşmayız ve ceza puanı almayız?’’ı tartışalım biraz.

 

İlk kuralımız bu konudaki sorumluluğumuzun ne olduğunu bilmek ve soğuk zincir kırılması olmaması için gereken önlemleri almak. Tüm önlemlere rağmen kırılma olduğu zamanda nasıl hareket edeceğimizi öncesinde bilmek ve acil eylem planını doğru uygulamak.

Kırılma olmaması için alınacak önlemlerden bahsedersek, bunları;

–  Aşıları saklamaya uygun bir dolap kullanmak, değilse müdürlükten dilekçe ile talep etmek

–  Enerjinin devamını sağlayacak otomatik devreye giren jeneratör veya güç kaynağı bulundurmak ve bakımlarını düzenli yaptırmak ( yılda bir yaptırılması önerilir  )

– ATS ( aşı takip sistemi ) yi takip etmek, bu sistemden gelen çağrılara zamanında cevap vermek ve gerekli müdahaleleri vakit kaybetmeden yapmak, olarak sıralayabiliriz.

 

İlk maddedeki dolap kısmından ayrıca bahsedersek, biliyorsunuz halihazırda birçok ASM’de gıdaların bozulmamasını sağlamak amacıyla üretilen ev tipi no frost dolaplar kullanılmakta ve bu dolaplardan aslında üretim amacıyla uzaktan yakından alakası olmayan bir şekilde, içerisine koyulan aşıların ısısını 2 ila 8 derece arasında sabit tutması beklenmektedir. Ancak haliyle bu mümkün olmamakta ve dolap ısısı çok sık 2-8 derece aralığından çıkmaktadır. Kırılma durumlarının birçoğu uygun olmayan bu dolapların kullanılmasından kaynaklanmaktadır.

Bu konuda kazandığımız bir davada yine dolap kaynaklı kırılma olmuş, imha kararı sonrası tazmin talep edilmiş ve ödenmemesi üzerine dava yoluna gidilmiştir. Mahkeme, kararında aşıların uygun koşullarda saklanması için gerekli donanımın idare tarafından karşılanması gerektiğini belirtmiş ve oluşan kamu zararının idare kaynaklı olduğuna hükmetmiştir. Üst mahkemece de bu karar onanmıştır.

 

 

 

 

 

 

 

Bu konudaki önerim, eğer aşı dolabı kullanmıyorsanız idareden bunu talep etmeniz ve gelecek olumsuz cevabı da bir kenarda saklamanızdır. İleride oluşabilecek dolap kaynaklı sorunlarda bu dilekçeniz davada lehinize kullanılacak bir belge teşkil edecektir.

 

Pek tabi tüm bu önlemleri almanıza rağmen dolap ısısı 2-8 derece aralığından çıkabilir ve ATS sizi arayabilir. Bu durumda yapılacakları sıralarsak;

– ATS’ den gelen çağrıya cevap verilmeli ve en kısa sürede ASM’ ye gidilip kırılmanın sebebi bulunmalıdır

– ASM şartlarında çözülemeyecek bir sorun mevcut ise aşıların bir an önce aşı nakil kaplarına aktarılması gerekmektedir. Bu aktarım ATS üzerinden de yapılmalı, yani aşılar dolap stoğundan düşülüp aşı nakil kaplarına aktarılmalıdır.

– ATS üzerinden aktarım yapılmaz ise aşılar sistemde halen dolapta göründüğünden ilerleyen süreçte aleyhimize kullanılabilir.

– Elektrik kesintisine bağlı bir kırılma ise, jeneratör veya kesintisiz güç kaynağı ile ilgili sorun varsa ilgili servisler acilen aranmalı ve arandığı saat ve kiminle görüşüldüğü not edilmelidir.

– Normal şartlarda aşılar ,aşı nakil kabına aktarılırken aşı nakil kaplarına konulacak buz aküleri en az 1 saat oda ısısında bekletilmeli ve ondan sonra kullanılmalıdır. Ancak bahsettiğimiz mevcut durumda 1 saat aşıları dışarıda bırakmak bir risk oluşturacağı için, donmuş olan buz akülerinin önüne 2-8 derece arasında saklanmış buz aküleri ile bariyer oluşturup ondan sonra aşıların yerleştirilmesi donma riskini ortadan kaldıracaktır. Nakil sırasında donma olayları sık yaşandığından, bu konuda gerekli önlem mutlaka alınmalıdır. Yani 2-8 derece arasında saklanan buz aküleri de bulundurmamız işlerimizi hem hızlandırıp hem kolaylaştıracaktır.

– Halihazırda idare tarafından bizlere verilen aşı nakil kaplarında aşılar 12 saate kadar saklanabildiğinden, bu süre zarfında gereken tamiratlar yapılmalı eğer yapılamayacak ise nakil sağlanmaya çalışılmalıdır.

– Naklin nereye yapılacağı konusunda uyulması gereken sıralama aşı dolabının üzerinde asılı olan Acil eylem planıdır.

– Acil eylem planındaki numaralar sırayla aranır. Saatin bir önemi yoktur. Gece saat 3 dahi olsa bu numaralar aranıp yardım talep edilebilir.

– İlk sırada ilgili İlçe Sağlık Müdürlüğü soğuk zincir sorumlu hekimi aranır.

– Ulaşılamaz ise, sonrasında ilgili İlçe Sağlık Müdürlüğü soğuk zincir sorumlu sağlık personeli aranır .

– Ona da ulaşılamadığı takdirde, ilgili İl Sağlık Müdürlüğü’ndeki soğuk zincir sorumlusu kişi aranır.

– En son, acil eylem planındaki nakil için belirlenmiş Aile Sağlığı Merkezleri aranıp yardım talep edilir.

– Yapılan tüm aramaların saati ve dakikası, kiminle görüşüldüğü, görüşülen kişinin tam olarak ne cevap verdiği not edilir.

– Acil eylem planındaki bu telefon numaralarının 3 ayda bir güncellenmesi gerektiği unutulmamalıdır.

– Bu 12 saatlik süre zarfında nakil sağlanabilir ise, nakil yapılacak dolaba da yine ATS üzerinden nakil yapılmalı ve aşı nakil kapları stoğunun tamamen sıfırlandığı kontrol edilir.

– Aşıların teslim edildiği kişi ile beraber, nakledilen aşı sayılarının yazıldığı teslim tutanağı imza altına alınıp saklanılır.

– Son olarak, ayrıntılı tutanak tutulur. Tutanağa; ATS tarafından arandığınız saat ve dakikayı, kuruma ne zaman ulaştığınızın saati ve dakikası, kırılmanın neden kaynaklandığı, yaptığınız tüm işlemler, telefon görüşmelerinin zaman ve kişi bilgileri, telefon görüşmelerinin içeriği hiç acele edilmeden sakince yazılmalı ve imza altına alınmalıdır.

 

Yukarıda bahsettiğimiz nakil sürecinde, aradığınız kişilerden hiç kimse size yardımcı olmadı ve bundan dolayı aşılar koruyuculuklarını yitirdiyse, sizin bu konuda hukuken hiçbir kabahatiniz yoktur ve oluşan kamu zararı sizden tazmin edilemez, ceza puanı verilemez.

 

Soğuk zincir sorumluluğu her zaman idare ile biz aile hekimlerinin ortak sorumluluğundadır. Kırılma durumlarında idare bize yardımcı olmak zorundadır ve nakil için uygun şartları sağlamalıdır. Aksi durumla karşılaşıldığında, yukarıda bahsettiğimiz gibi görüşülen kişiler ve söylenenler tutanakta ayrıntılı bir şekilde belirtilmelidir.

Şimdi gelelim tüm bu olaylar sonrasında aşıların kullanılıp kullanılamayacağı kararının verilme sürecine. Bu gibi durumlarda biliyorsunuz ki, İlçe Sağlık Müdürlüğünden gelen ilgili kişiler yerinde denetim yapmakta ve aşıları kontrol etmektedirler. Genellikle en hassas olan Opa aşısı kontrol edilmekte ve üzerindeki VVM e bakılarak hiçbir laboratuvar incelemesi yapılmadan tüm aşılar hakkında karar verilmektedir. Tamamen subjektif olan bu kararın hukuken hiçbir geçerliliği yoktur. Ayrıca bu konuda Dünya Sağlık Örgütünün yaptığı araştırma sonucundaki veriler, en hassas olan OPA aşısının bile oda ısısında haftalarca kalabildiğini ve koruyuculuğunun azalmadığını göstermektedir.

 

 

 

 

 

 

Tüm aşılar aslında bu şekilde 2-8 derece aralığı dışına çıkılsa bile uzun süre koruyuculuğunu yitirmemektedir ve idarenin verdiği bu imha kararları maalesef gereksiz kamu zararına sebebiyet vermektedir. Bu konuda kazandığımız bir davada da mahkeme idarenin bu şekilde imha kararı vermesinin hatalı olduğunu ,gerekli araştırmalar yapılmadan imha kararı verildiğini ve oluşan kamu zararında aile hekiminin illiyet bağı olmadığını hükmetmiştir. Üst mahkemece de bu karar onanmıştır.

 

 

 

 

 

Süreç sonunda verilen bu imha kararları sonrası idare tarafından maddi tazmin talep edilmekte ve ödenmediği takdirde hukuki yollara başvurulacağı gelen yazılarda belirtilmektedir. Bu konuda size önerim, maddi tazmin talebi yazıları tarafınıza ulaştığında konu ile ilgili bilgi sahibi derneğinizin hukuk birimlerine veya bu konuda bilgi sahibi olan avukatınıza danışmadan hiçbir ödeme yapmamanız olacaktır.

Bu durumda, idare sizden tazmin bedelini alabilmek için ilamsız icra takibi başlatacaktır. Bu icra takibi ilamsız olduğu için, yani hiçbir mahkeme kararına dayanmadığı için, yapılması gereken sadece yazı hangi icra dairesinden geldiyse, 7 gün içerisinde o icra dairesine başvurarak icraya itiraz etmek olmalıdır. Yani, 7 gün içerisinde gidip ‘benim böyle bir borcum yoktur’ demeniz yeterlidir ve icra takibi otomatik olarak duracaktır. Sonrasında idare sizin yaptığınız bu icra itirazının iptali için dava açmak zorunda kalacak ve tazmin bedelini ancak davayı kazanması durumunda alabilecektir. Dava sürecine geldiğinizde ise dernek avukatınıza vekalet vererek süreci takip edebilirsiniz.

Bugüne kadar maalesef birçok arkadaşımız hiçbir suçu yokken bu tazmin bedellerini ödemiş ve üstüne ceza puanı almıştır. Olayı öğrendiğimizde ise dava sürelerinin geçmiş olması sebebiyle elimizden bir şey gelememiştir.

Tüm bu mağduriyetlerin yaşanmaması için soğuk zincir konusunda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirdiğimiz takdirde, sonrasında kırılma olup imha kararı çıksa dahi oluşacak kamu zararından sorumlu tutulamayacağımızı, bugüne kadar kazandığımız soğuk zincir davalarına da dayanarak rahatlıkla söyleyebilirim.

Soğuk zincirin devamını sağlamak en önemli sorumluluklarımızdan biridir ancak bunun önemli bir soruna dönüşüp dönüşmemesi bizlerin elindedir.

Son söz olarak diyeceğim,

Soğuk zincirde siz üzerinize düşeni yapın gerisini düşünmeyin…

İSTAHED Yönetim Kurulu Hukuk Genel Sekreteri Dr Sercan Ahmet Uluç

 

Birliğimiz gücümüz...

GÜÇLÜ İSTAHED, GÜÇLÜ AİLE HEKİMLİĞİ!

Geleneksel STK anlayışını değiştirip, tüm siyasi görüşlerden uzak bir şekilde, amacı sadece aile hekimliği sistemindeki aksaklıkları çözmek ve sistem içinde hekimlerin haklarını savunmak, yüklenen angaryalara karşı emek mücadelesi vermek olan derneğimize BURAYA tıklayarak üye olabilirsiniz.

son eklenen haberler

[instagram-feed feed=1]

@istahed

Menü