SSK’ LI ÇALIŞAN AİLE HEKİMLERİNE KIDEM TAZMİNATI YOK !

 Yıl: 2011 

Yer: İstanbul Sağlık Müdürlüğü 

    Sağlık Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Halil Ekinci ile konuşuyoruz, ‘’ Müdürüm, Aile Hekimliğine 657 den geçenler için 5258 sayılı kanuna haklarının devam ettiğine dair madde konmuş, ama özelden geçen hekimler için böyle bir dayanak yok. Emekli olduklarında kıdem tazminatı düşünmüyor musunuz? ‘’

 Cevap:   ‘’ Yok yok ÖDENİR. ‘’

 

Yıl 2019 

   Artık yaşlanılmış, emekli olacaklar çoğalmıştır. Aile hekimliğine özelden geçip, SSK’lı çalışan emekliliği gelmiş bir meslektaşımız, kıdem tazminatı için İstanbul Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğüne başvurur. Bu talebinin reddedilmesi üzerine, İş Mahkemesine dava açılır. Mahkemeden 5258 sayılı Kanunun 3.maddesine göre : ” Sözleşmeli olarak çalışmaya başlayanların, daha önce bağlı oldukları sosyal güvenlik kuruluşlarıyla ilişkileri aynı şekilde devam ettirilir. Ancak, her türlü prim, kesenek ve kurum karşılıkları bu fıkrada belirtilen ücretlerden kesilerek ilgili sosyal güvenlik kuruluşuna aktarılır. Bunlar önceki durumları çerçevesinde tedavi yardımlarından yararlanmaya devam ederler. ” hükmünün bulunduğu, bu hüküm gereğince SSK ile ilişki devam ettiğinden, 5258 sayılı Kanunda hekimlerin İş Kanununa tabii olmadıklarına ait bir ibarede bulunmadığından kıdem tazminatının hesaplanmasını ve ödenmesini ister.

Savunmayı THSK adına Av. Halil Şen hazırlar. 5258 sayılı Kanunun 3.maddesinde, Bakanlık çalışanları ile diğer aile hekimleri arasındaki fark açık bir şekilde ortaya konulmuştur. Sözleşme Yönetmeliğinde de böyle bir ödeme şekli yoktur. 1475 Sayılı İş Kanununun 14.maddesinde ” Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin ” denilmekte olup, kıdem tazminatına ilişkin hükümlerin İş Kanununa tabi olarak çalışmayanlara uygulanabilmesinin mümkün olmadığını AYM’ sinin aldığı karar ile aile hekimlerinin diğer kamu görevlisi olduğu hususunu vurguladığı için talebin reddine karar verilmesini ister.

 

     Mahkeme önce bir bilirkişi görüşü ister. Bilirkişi aynen Bakanlık görüşünü destekler ve ” İş Kanununun kapsamı dışında bırakılan işyerlerinde çalışmanın söz konusu olduğu durumlarda İş Mahkemelerinin görevli olmadığını, davacı aile hekiminin AYM kararına göre diğer kamu görevlisi sayıldığından işçi olmadığı ve davacı ile davalı arasında iş ilişkisi bulunmadığı, kıdem tazminatı talep hakkının sadece iş sözleşmesi ile çalışan işçilere tanınmış bir hak olduğu kanaatine varılmıştır ” der. İş Mahkemesi bunun üzerine davayı ret eder ve Yargıtay bu kararı onaylar. 

 

   Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu zamanında Bakanlık bunun farkına varmış ve bir kanun tasarısı hazırlamıştı. Bu tasarının yasalaşması, sorunu ve Aile Hekimliği çalışanları arasındaki eşitsizliği ortadan kaldıracaktı. Ama bu kanun tasarısında aşı takviminin uygulanmasına ait maddelerde olduğu için komisyondan bir türlü çıkamadı.

 

Ve sonuç olarak Aile Hekimliğine özelden geçen, SSK’lı hekim ve hemşirelerin emekliliklerini istediklerinde, Kanunda yer almadığı için Sağlık Bakanlığından kıdem tazminatı almalarının mümkün olmadığı, bu boşluğun doldurulması için 5258 Sayılı Kanuna ek madde konulmasının gerekliliği anlaşılmıştır. Yine de yukardaki bilgiler ışığında açılacak yeni davalar belki bir umut ışığı olabilir.

İSTAHED Hukuk Komisyonu Üyesi Dr Recep Yılmaz Koç

 

PAYLAŞ